İnci Sözlük ve Uludağ Sözlük Satıldı!

Türkiye internetinin en yaratıcı topluluklarını oluşturan ve sözlük konseptinin en büyük oyuncuları arasında yer alan İnci Sözlük ile Uludağ Sözlük’ün %50 hissesi, 10 milyon TL değerlemeyle satıldı. İki sözlük sitesiyle birlikte İncicaps ve Haberself siteleri ile bu sitelere bağlı sosyal medya hesapları da satış sürecine dahil edildi.

Uludağ sözlük ve İnci Sözlük markalarının yüzde 50’sini, Bursa’da faaliyet gösteren Ergünkent İnşaat’ın Yönetim Kurulu Başkanı Emin Adanur satın aldı. 28 yaşındaki genç girişimci, Türkiye’de yeni neslin en yoğun takip ettiği platformlar arasında yer alan bu iki sözlük sitesini ve bağlı sosyal içerik platformlarını satın alarak önemli bir yatırıma imza attı.

Sözlük sitelerinin yükselişi

Uludağ Sözlük’ün dijital dünyadaki büyük yolculuğu 2005’te öğrenci projesi olarak başladı. 4 yıl sonra İnci Sözlük, çok kısa süre içinde kendi kitlesini oluşturarak Türkiye internetine adını yazdırmaya başladı. Ardından İncicaps ve Haberself ile daha geniş kitlelere ulaşan bu iki sözlük platformu, sosyal medyada da geniş bir kitle edindi.

2013’te Promoviral markasıyla kurumsal firmalara sosyal medya ajans hizmeti vermeye başlandı. 2016’da Texas, Dallas’ta Amerikan şirketlerine hizmet veren yazılım ofisi kuruldu.

Kurumsallaşma ve yatırımlara hız verilecek

Şirketin yarı hissesinin satışı sonrasında yönetim kadrosu ve ekip çalışmaya devam edecek. Sözlüklerden ve sosyal platformlardan oluşan şirketin kurumsallaşmasına dönük çalışmalar yapılacak. Önümüzdeki dönemde uygulama geliştirme konusunda insan kaynağı yatırımına gidilecek. Ayrıca sözlüklerle birlikte sosyal medya profillerindeki takipçi kitlesine dönük oyunlar geliştirilmesi için de çalışmalara hız verilecek.

Türkiye’nin ikinci en büyük sözlük sitesi

Kuruluş tarihi 2005 olan Uludağ Sözlük, bugün 850 bin günlük ziyaretçi sayısı ve 700 bin üyeyle Türkiye’nin ikinci yerli sosyal medya sitesi. 2009 doğumlu İnci Sözlük ise 1,2 milyon üyesi ve sosyal medyadaki 15 milyon takipçisiyle Türkiye’nin en büyük sosyal medya kitlesine sahip. Türkiye nüfusunun yüzde 85’inin haberdar olduğu site, her gün 450 bin farklı kişi tarafından ziyaret ediliyor.

Türkiye’nin en çok ziyaret edilen sitelerinden biri olan Uludağ Sözlük’ün kurucusu İsmail Alpen, yoğun olarak siyasi tartışmaların yaşandığı bir platform olarak tanımladığı Uludağ Sözlük’te 3 milyon konu başlığıyla ilgili 22 milyon yazı (entry) yer aldığı bilgisini verdi. Uludağ Sözlük’ün Twitter’da 140 bin takipçisi bulunuyor.

Kendi jargonunu ve Caps kültürünü oluşturdu

Türkiye’de yeni nesil arasında hızla benimsenen yeni bir jargon oluşturduğunu söyleyen İnci Sözlük kurucusu Serkan İnci, “İnci Sözlük olarak pek çok sosyal projeler de hayata geçirdik. Ülkemizin internet kültürüne pek çok şey kazandırdık. Fotoğraf altına kırmızı şerit çekilerek içeriğe uygun mizahi sözler yazılması prensibine dayanan Caps’ın mucidi de İncicaps oldu. İnternet fenomeni Caps’in tescil sahibi olan İncicaps, Türkiye’de internet mizahının merkezi konumunda. Facebook ve Twitter gibi sosyal ağlarda paylaşılan içeriklerin önemli bir bölümünü İnci Sözlük yazarları üretiyor.” dedi.

Türkiye’nin ilk viral haber sitesi Haberself, aylık 30 milyon sayfa görüntülenmesi ve günlük 250 bin tekil ziyaretçisiyle Türkiye’nin en popüler ikinci viral haber sitesi konumunda.

İnci Sözlük, mizaha farklı boyut kazandırdı

Caps kültürünün atası İnci Sözlük, Türkiye’nin en popüler gençlik platformları arasında bulunuyor. İnci Sözlük’ün Twitter’da 510 bin, Facebook’ta 1,8 milyon takipçisi bulunuyor.

Komik imaj çalışması Caps’ler halen İncicaps.com sitesinde üretiliyor ve internet ortamına yayılıyor. Hedef kitlesi gençler olduğu için markalar tarafından da yoğun olarak kullanılan İncicaps’in sosyal medyadaki sayfaları, en büyük sayfalar arasında yer alıyor. İncicaps’in Instagram’da 1,3 milyon, Facebook’ta 1,9 milyon, Twitter’da ise 2,7 milyon takipçisi bulunuyor.

Sosyal medya ortamlarında paylaşılmak üzere hazırlanan ve hedef kitleye ulaşmada etkili bir yol olan viral haberde öncü site haberself.com, aylık 6 milyon ziyaretçi alıyor.

Sosyal medya paylaşımları iş sözleşmesi feshine sebep olabilir mi?

Teknolojinin iş yaşamına entegrasyonuyla birlikte işverenler, çalışanlarını sosyal medyadan araştırıp değerlendirirken, cep telefonları sayesinde ulaşılabilirlik arttı ve çalışma saati kavramı neredeyse günün tamamına yayıldı. BİLGİ’de bir araya gelen iş ve sosyal güvenlik alanı uzmanı akademisyenler, işverenin işçi bulma ve sonrası süreçlerdeki sosyal medya takibini, işçinin ulaşılamama hakkını ve yeni teknolojilerle değişen işçi tanımını ele aldı

Teknolojik gelişmeler hayatın her alanında olduğu gibi iş yaşamında ve şirketlerin stratejilerinde de köklü değişikliklere yol açtı. İşveren ve çalışanlar arasındaki ilişkiler de yaşanan bu değişimle şekillenmeye devam ediyor. İstanbul Bilgi Üniversitesi Karşılaştırmalı İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku Uygulama ve Araştırma Merkezi, bu yıl dördüncü kez düzenlediği “İş Hukukunda Yeni Yaklaşımlar Sempozyumu” ile bu değişimi gözler önüne serdi. Etkinliğin açılış konuşmasını İstanbul Bilgi Üniversitesi Vekil Rektörü Prof. Dr. Kübra Doğan Yenisey yaptı.

İşçi bulma ve seçme süreçlerinde sosyal medya etkisi

Sempozyumda söz alan İstanbul Teknik Üniversitesi İşletme Fakültesi Dr. Öğr. Üyesi Gizem Sarıbay Öztürk, iş başvurusu yapan adayların artık sosyal medya hesapları üzerinden araştırıldıklarına dikkat çekti. Sosyal medya hesaplarının işe alındıktan sonra da takip edildiğinin altını çizen Dr. Öztürk paylaşımların istenerek yapıldığını ve buna elektronik teşhircilik de denildiğini belirtti. Öztürk; “Amerika’da yapılan araştırmalara göre çalışanlar LinkedIn hesaplarında daha ihtiyatlı davranıyorlar. Türkiye’de de durum farklı değil. Tüm bu bireysel davranışlar işverenler tarafından takip ediliyor” dedi. Farklı ülkelerde sosyal medya paylaşımları nedeniyle işine son verilen kişilerin davalarından örnekleri katılımcılarla paylaşan Öztürk aynı şekilde iş için değerlendirme sürecindeyken, atılan bir tweet yüzünden geri çekilen iş tekliflerinin de mevcut olduğunu söyledi. Dr. Öztürk, “Çalışanlar kendilerini zor durumda bırakacak paylaşımlardan kaçınmalı ama ifade özgürlüklerini de gözetmeli. İşveren kontrolü ise özel hayatın ihlaline girmemeli. Ne yazık ki karşılaştırmalı hukuka baktığımız zaman kişisel verilerin korunması kanununda işçiye yönelik özel hükümler, iş kanununda da ifade özgürlüğüne yönelik maddeler yok. Konu kaygan bir zeminde” dedi.

Teknoloji kişilik haklarını sınıyor

Her şeyin çok hızlı geliştiği iş yaşamında çalışanlarda aranan en büyük özelliklerden biri ulaşılabilirlik. Esnek çalışma saatleri yüzünden iş ve özel hayat dengesini kurmada zorlanan çalışanlar, akıllı telefonlar aracılığıyla 7/24 ulaşılabilir hale geldi. Manisa Celal Bayar Üniversitesi Dr. Öğr. Üyesi Sevil Doğan, mevcut durumun özel yaşama müdahale noktasına vardığını belirtti. Dr. Öğr. Üyesi Doğan; “Türkiye’de çalışanların yüzde 33’ü uzun sürelerde (haftalık 48 saat ve üstü) çalışıyor. Bu konuda OECD ülkeleri arasında son sıradayız. Buna bir de izinlerde, tatillerde ve iş aralarında ulaşılma da eklenince iş ve dinlenme arasındaki sınır bulanıklaşıyor” dedi. İşçinin ulaşılamama hakkına ilişkin ülkelerdeki yasal düzenlemeleri ele alan Doğan; “İlk kez Fransa’da işçinin ulaşılamama hakkı pozitif biçimde düzenlenmiştir. İtalya’da da benzer bir durum söz konusudur. Almanya’da ise yasal bir düzenleme olmamasına rağmen şirket politikalarıyla bir koruma mekanizması geliştirilmiş durumda. Volkswagen, IBM gibi global ölçekteki bazı markalar iş saatleri dışında serverlarını kapatarak önlem alıyorlar. Türk hukuku bakımından baktığımızda da işçinin dinlenme süreleri içinde ulaşılamama hakkının olduğunu söylemek mümkün ancak işlerliği maalesef tartışılır durumda. Çalışma sürelerine ilişkin düzenlemelerde reformlara ihtiyaç var” dedi.

Yeni çalışma düzeni ve işçi tanımı

Sempozyumda söz alan isimlerden Dokuz Eylül Üniversitesi Hukuk Fakültesi Dr. Öğr. Üyesi İlke Gürsel, şirketlerde yaşanan fesihlerin geçerli olabilmesi için hukuksal bir karşılığı olması gerektiğini belirterek, “İşletmelerin karar alma özgürlüğünü de göz önüne alacak şekilde denetimler yapılmalı” dedi.

Galatasaray Üniversitesi Hukuk Fakültesi Dr. Öğr. Üyesi Sedef Koç Tangün ise gelecekte robotların da devreye girmesiyle daha da farklı bir çalışma ağının oluşacağına dikkat çekerek, “İngiltere’de yapılan araştırmaya göre düzenli olarak evden çalışanların sayısı 2005’de 1 milyon 280 bin kişiyken 2015’te 1 milyon 521 bin kişiye çıktı. Geleneksel modelden farklı bir iş görme edimi oluşuyor. Elbette bütün koşullarda iş ve sosyal güvenlik hukuku var olmaya devam edecek” dedi. Galatasaray Üniversitesi Hukuk Fakültesi Ar. Gör. Hazal Tolu da Airbnb, Letgo, Armut, Getir, Scotty gibi mobil uygulamaların iş kavramını farklılaştırdığını belirttiği konuşmasında, “İşçilerin yerini makineler almasa bile işçi kavramı değişti ve bu konuda hukuksal düzenlemelerin yapılması olmazsa olmaz bir hal aldı” ifadelerini kullandı.

Sempozyumda İstanbul Bilgi Üniversitesi Vekil Rektörü Prof. Dr. Kübra Doğan Yenisey, İstanbul Teknik Üniversitesi Hukuk Fakültesi Prof. Dr. Gülsevil Alpagut, Galatasaray Üniversitesi Hukuk Fakültesi’nden Prof. Dr. Murat Engin ve İstanbul Teknik Üniversitesi İşletme Fakültesi’nden Prof. Dr. Mahmut Kabakcı da oturum başkanı olarak yer aldı.

Facebook, TOBB ve Habitat İş Birliğinde Türkiye’deki İlk Topluluk Merkezi “Facebook İstasyonu”u Açıyor

Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği, Facebook ve Habitat Derneği ülke ekonomisini ve toplulukları güçlendirmek adına Türkiye’deki ilk topluluk merkezi “Facebook İstasyon”u resmi olarak faaliyete geçirdiklerini duyurdular.

Eylül 12, 2019, İSTANBUL – Facebook, bugün Türkiye’deki ilk topluluk merkezi “Facebook İstasyon”u resmi olarak açtı. Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği (TOBB) ve Habitat Derneği (Habitat) iş birliğiyle hayata geçirilen Facebook İstasyon, Facebook’un Türkiye’deki en büyük yatırımlarından biri olarak görülüyor.

Facebook İstasyon, Türkiye’deki insanları, toplulukları ve işletmeleri bir araya getirerek onların büyümek için ihtiyaç duydukları becerilere, kaynaklara ve bilgilere erişmelerine yardımcı olmayı amaçlıyor. Facebook İstasyon, Türkiye toplumunun ve ekonomisinin dijitalleşmesine odaklanan bir dizi farklı eğitime, programa ve atölye çalışmasına ev sahipliği yapacak. Farklı sosyal grupların ve toplulukların bir araya gelerek fikir paylaşımında bulunabilecekleri ve çalışabilecekleri fiziksel bir alan olmayı hedefleyen Facebook İstasyon, aynı zamanda ülkedeki işletmelere küresel pazarlara ulaşmaları ve iş arayışında olan bireylere iş bulmaları için de destek olacak.

Açılış seremonisine TOBB Başkanı Rifat Hisarcıklıoğlu’nun da katıldığı Facebook İstasyon açılış etkinliği, farklı toplulukları, küçük ve orta büyüklükte işletmeleri ve önemli paydaşları bir araya getirdi.

Facebook Türkiye Kamu Politikaları Departman Başkanı Çağatay Pekyörür ve Facebook Türkiye Ülke Direktörü Derya Matraş‘ın açılış konuşmalarıyla başlayan etkinlik, Facebook Orta Doğu, Afrika ve Türkiye Bölge Başkanı Ari Keşişoğlu’nun moderasyonunu yaptığı bir panelle devam etti.

“KOBİ’lerimizi dijital dünyada öne çıkararak Türkiye ekonomisinin küresel ekonomik entegrasyonunu artıracak, kişi başı gelir seviyesinin artışına katkı sunacağız.”

Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği Başkanı M. Rifat Hisarcıklıoğlu yaptığı açılış konuşmasında girişimci olmanın ve girişimcilerin işlerini büyütmelerinin eskiye kıyasla çok daha kolay olduğunun altını çizdi.

“Dijital araçları doğru kullanan şirketler, dünyanın dört bir yanındaki potansiyel müşterilere bir tık uzakta. Facebook ve Habitat işbirliğinde açtığımız bu merkezde KOBİ’lere ve girişimci olmak isteyen herkese hizmet vereceğiz. KOBİ’lere dünyanın en büyük teknoloji şirketlerinden biri olan Facebook’un geliştirdiği araçları nasıl doğru kullanabileceklerini öğreterek büyümelerine destek olacağız. Facebook İstasyon sadece İstanbul’daki şirketleri ya da bireyleri hedeflemeyecek. TOBB Kadın ve Genç Girişimci Kurullarımızın liderliğinde İstanbul’da geliştireceğimiz programlar Anadolu’daki KOBİ’lere ve insanlara da ulaşacak. Facebook İstasyon’un Anadolu şehirlerindeki uydu merkezlerine Odalarımız ev sahipliği yapacak. Bugün burada sadece bir mekan açmıyoruz. Bugün tüm Türkiye’deki KOBİ’lerin 21’nci Yüzyıl yetkinliklerini geliştirmelerini sağlayacak içerikler üreteceğimiz ve KOBİ’lere sunacağımız bir süreci başlatıyoruz.”

“İnsanların, toplulukların ve KOBİ‘lerin teknolojiyi kullanarak başarılı olmalarına daha çok yardımcı olacağız”

Facebook Türkiye Ülke Direktörü Derya Matraş, Facebook’un insanların, toplulukların ve KOBİ‘lerin teknolojiyi kullanarak başarılı olmaları için daha çok şey yapmak istediğini dile getirdi.

“Geçtiğimiz sene, Türkiye ekonomisine daha fazla yatırımda bulunmak için İstanbul’da bir topluluk merkezi açacağımızın sözünü vermiştik. Türkiye’deki insanların, toplulukların ve KOBİ’lerin dijital becerilere erişerek başarılı olmaları için daha çok şey yapmak istiyoruz. Umuyoruz ki, Facebook İstasyon bu hedefimizi gerçekleştirebileceğimiz bir yer olacak.

Facebook çok uzun zamandır Türkiye ekonomisine katkıda bulunmak için çalışıyor. Şimdiye kadar, başarılı da olduk. Deloitte Türkiye’nin raporu bize platformlarımız aracılığıyla ülkede 209 bin ek istihdam yarattığımızı ve Türkiye ekonomisine 15,3 milyar TL katkıda bulunduğumuzu gösterdi.

Bu sayıların artmasını istiyoruz. Facebook İstasyon’da gerçekleşecek bir dizi farklı eğitim programıyla, Türkiye’deki KOBİ‘lerin işletmelerini büyüterek uluslararası pazarlara ulaşmalarına yardımcı olmaya devam edeceğiz. Böylece büyüyecek, daha fazla insan işe alabilecek ve topluluklarını güçlendirebilecekler.“

“Türkiye’nin dört bir yanından 35,000 kişiye eğitim vereceğiz”

Facebook Türkiye Kamu Politikaları Departman Başkanı Çağatay Pekyörür de, Facebook İstasyon’un Türkiye’deki topluluklara katacağı değerin altını çizdi. “Facebook’taki 45 milyon kişilik topluluğuyla, Türkiye bizim için her zaman bir öncelik oldu. Bu topluluk merkezi ile toplulukları, ortakları, politika yapıcıları, yöneticileri, kuruluşları, akademisyenleri ve insanları bir araya getirerek diyalog kurmalarına ve birbirlerinin network’lerine değer katmalarına yardımcı olacağız.

Girişimlerimiz sadece İstanbul ile sınırlı kalmayacak. TOBB ve Habitat iş birliğiyle, Türkiye’nin sekiz farklı ilinde daha bölgesel topluluk merkezleri açacağız. Gaziantep, Denizli, Samsun, Antalya, Diyarbakır, İzmir, Ankara ve Kayseri’deki bu topluluk merkezlerinde işletmelerin çevrimiçi alanda büyümelerine, dijital varlığın çevrimiçi alanda güvenli yönetimine ve çevrimiçi içeriğin bilinçli kullanımına odaklanan eğitim programları ve atölye çalışmaları düzenleyeceğiz.

Bu çalışmalarla hem Türkiye’de gelişmekte olan startup ekosistemine katkıda bulunmayı, hem de KOBİ’lerimize ihtiyaç duydukları dijital becerileri sunmayı hedefliyoruz.”

Habitat’ın ilerleyen dönemlerde de Facebook ile iş birliği kapsamında girişimciliği ve Türkiye’nin dijital dönüşümünü destekleyeceğini dile getiren Habitat Başkanı Sezai Hazır ise, sözlerine şöyle devam etti:

“Facebook ve TOBB ile geçmişten beri süregelen yakın ilişkilerimizin, projenin tüm taraflar için bu denli kolay ilerlemesine büyük katkı yaptığını kanısındayım. Bu son iş birliğimiz kapsamında da Habitat Derneği olarak, hem Facebook İstasyon’un aktif şekilde yaşatılmasında rol alacak, hem de hem de yakın zamanda başlayacak olan Sınırları Aşan KOBİ’ler Programı’nın ve program bünyesinde gerçekleşecek olan etkinlerin de yürütücülüğünü üstleneceğiz.

Aynı zamanda Ankara, Denizli, Mersin, Kayseri, Gaziantep ve Samsun’da da açılacak olan bölgesel topluluk merkezlerinin de takibinde ve yürütücülüğünde aktif rol alacağız.”

Facebook ilerleyen dönemde Facebook İstasyon aracılığıyla çalışmalarına devam ederek Türkiye’deki dijital, sosyal ve ekonomik ekosistem üzerindeki olumlu etkilerini artımayı hedefliyor.

Facebook, Küresel “Facebook İle Öne Çıkın” Programını Türkiye’de Başlatıyor

Facebook, iş arayışında olan bireylere ve daha fazla insan işe almak isteyen KOBİ‘lere yardımcı olmayı hedefleyen küresel “Facebook ile Öne Çıkın” programının Türkiye ayağını hayata geçirdi

Eylül 11, 2019, İSTANBUL – İstanbul’da gerçekleştirilen bir etkinlikle, Facebook küresel “Facebook ile Öne Çıkın” programının Türkiye ayağını hayata geçirdi. Dünyanın dört bir yanında 20’den fazla ülkede faaliyette olan program, küçük işletmelerin büyümelerine ve insanların yeni ekonomide rekabet edebilmek için ihtiyaç duydukları dijital becerileri edinmelerine yardımcı olmayı hedefliyor.

İşletmecilere ve iş arayan bireylere ilk adımı atmaları, büyümeleri ve yeni iş bulmaları için ihtiyaç duydukları dijital becerileri sunmak için tasarlanmış bir dizi eğitim aracılığıyla, Facebook Türkiye ekonomisine ve ülkedeki topluluğuna katkıda bulunacak. Bu hedefle, şirket yerel kuruluşlarla iş birliği yapacak ve sunumlar, eğitim oturumları ve atölye çalışmaları düzenleyecek.

“Facebook ile Öne Çıkın“ programının lansman etkinliği, UNIQ İstanbul’da gerçekleştirildi. Aralarında KOBİ‘lerin, iş arayışında olan bireylerin, işletmecilerin, startup’ların, geliştiricilerin ve kar amacı gütmeyen kuruluşların da bulunduğu çok sayıda katılımcıyı ağırlayan etkinlik, ”KOBİ’lere ve iş arayışında olan bireylere“ yönelik bir sabah oturumuyla başladı. Facebook Türkiye Ülke Direktörü Derya Matraş’ın açılış konuşmasını TOBB Sektörler ve Girişimcilik Daire Başkanı Ozan Acar ve Facebook Türkiye Kamu Politikaları Departmanı Başkanı Çağatay Pekyörür’ün konuşmaları izledi. Programın devamında, bir KOBİ paneli ve atölye çalışmaları yer aldı.

“‘Facebook ile Öne Çıkın’ programıyla 20,000 kişiye eğitim vermek istiyoruz”

Etkinlikte konuşan Facebook Türkiye Ülke Direktörü Derya Matraş, Türkiye’nin Facebook için olan öneminin altını çizerek Türkiye ekonomisine ve topluluklarına yatırım yapmaya devam edeceklerini dile getirdi.

“Facebook olarak, Türkiye’deki yerel işletmelerin büyümelerine ve insanların yeni iş bulabilmeleri için dijital beceriler edinmelerine yardımcı olmak istiyoruz. Bu amaçla daha fazla insana, teknolojiye ve programa yatırım yapmak için oldukça sıkı bir şekilde çalışıyoruz. Şimdiye kadar, başarılı da olduk. Geçtiğimiz sene Deloitte Türkiye’nin raporunda gördük ki, Türkiye’de işletmelerin Facebook platformları aracılığıyla oluşturduğu katkı sonucu 209 bin istihdam sağlandı. Yine işletmelerin %91’i, Facebook platformlarına katıldıktan sonra yaşadıkları talep artışıyla birlikte daha fazla sayıda çalışanı işe alabildiklerini söylüyor.

Biz bu oranların artmasını istiyoruz. Bunu yapabilmemizin yolu da, Türkiye’deki insanlara ve KOBİ‘lere Facebook ürünleri ve uygulamaları ailesini en etkili şekilde nasıl kullanabileceklerini öğretmekten geçiyor. ’Facebook ile Öne Çıkın’ programıyla, Türkiye’deki insanların, toplulukların ve KOBİ‘lerin teknolojiyi kullanarak başarılı olmalarına yardımcı olacağız. Hedefimiz, bu program kapsamında 20,000 kişiye eğitim vermek.”

Etkinliğin öğleden sonraki oturumu, Facebook’un dünyanın dört bir yanındaki işletmeleri kutlayan ve onları küresel topluluklarla bir araya getiren “Made by Loved by” kampanyasına odaklandı. Facebook Orta Doğu, Afrika ve Türkiye Bölge Başkanı Ari Keşişoğlu’nun konuşmasıyla başlayan ikinci oturum,bir KOBİ paneli ve atölye çalışmalarıyla devam etti.

Kendi adını taşıyan bir ayakkabı markası sahibi olan Faruk Sağın, ilk adımı atarken hedefinin bir Türk markası olarak dünya çapında bilinir olmak olduğunu dile getirdi. “Facebook ile tanıştıktan sonra, ‘Faruk Sağın’ olarak sahip olduğumuz ihracatımızın yüzde 80’den fazla bir kısmını Facebook, Instagram ve sosyal medya üzerinden elde ettiğimizi gördük. Eskiden fiziki olarak mağazalarımız vardı. Şimdi Facebook sayesinde ülkelerimiz var.”

Lansman etkinliğinin ilk gününde, katılımcılar bir dizi farklı stand ve uygulamalarla etkileşimde bulunarak yeni bilgiler edinme ve Facebook’un KOBİ ortaklarıyla konuşma fırsatını yakaladılar.

“Facebook ile Öne Çıkın” programının ikinci günü, 13 Eylül’de Facebook’un Türkiye’deki yeni topluluk merkezi Facebook İstasyon’da gerçekleşecek.

Facebook’un Türkiye’deki KOBİ‘lerin dünyaya açılmalarını destekleyen yatırımların sonuncusu olan “Made by Turkey, Loved by the World” kampanyasının lansmanı ise Eylül ayın içerisinde yapılacak. Bu eğitim ve bilgilendirme kampanyası kapsamında Türkiye’den farklı sektörlerden başarı örnekleri paylaşılacak.

TÜİK tarafından açıklanan yazılı medya istatistiklerine göre 2018 yılında basılı yayın sayısında azalma yaşandığı görüldü

Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) tarafından açıklanan yazılı medya istatistiklerine göre 2018 yılında basılı yayın sayısında azalma yaşandığı görüldü. Raporda, 2018 yılında yayımlanan gazete ve dergilerin sayısı 2017’ye göre yüzde 2,6 azalarak 5 bin 962 oldu. Bu yayınların yüzde 58,7’sini ise dergiler oluşturdu.

Konuyla ilgili açıklamalarda bulunan Union Ankara Ajans Başkanı İrfan Erkmen, 2019 yılında da yazılı basında yer alan yayın sayısında fark edilir bir azalma olacağını öngördüklerini belirtti.

Anlık haber kaynağı olması dışında artık arama motorları herhangi bir ürün ya da hizmet almak isteyen tüketicilerin de ilk durakları haline geldi diye belirten İrfan Erkmen, “Sosyal medya araçları da tüketicilerin satın alma alışkanlıklarını değiştirmeye devam ediyor!” ifadesinde bulundu. Trendleri belirleyen mecraların hızına günümüzde yetişmenin zor olduğunu dile getiren Erkmen, “Değişim bu denli süratli olunca, yazılı basın özellikle tüketici nezdinde konvensiyonel mecralar olarak kalıyor” dedi.

2018 yılı resmi verilerine bakıldığında,  yaklaşık 82 milyon nüfusa sahip ülkemizde;

  • Nüfusun %72’sini oluşturan 59 milyon internet kullanıcısı
  • Nüfusun %63’ünü oluşturan 52 milyon aktif sosyal medya kullanıcısı
  • Nüfusun %53’ünü oluşturan 44 milyon aktif mobil sosyal medya kullanıcısı bulunuyor.

Bu rakamlar dijital dünyanın artık nüfus üzerinde ne kadar etkin olduğunu ortaya koyarken, sektöre yön veren profesyonellerin de buralarda olma zorunluluğunu gözler önüne seriyor. Ülkemizde, bir kişi günde ortalama 2 saat 46 dakika sosyal medya platformlarında zaman geçiriyor. Pazar sahipleri de hedef kitlesine ulaşmak için doğal olarak dijital kanallarda olmayı tercih ediyor. Ülkemizin internet kullanıcı sayısına baktığımızda; son birkaç yıldan bu yana bireysel ve mobil internet abone sayısında kayda değer bir büyüme sergilediğimizi görüyoruz. Bu durum e-kanallarla yapılan alışverişler yeni norm olarak -özellikle mobil- vasıtasıyla her geçen gün gücünü katlarken; sosyal medya mecralarının tüketicinin alışveriş kararındaki etkinliğini giderek arttırıyor.

Tüketici için tercih edilme noktasında ‘hız’ çok önemli

Bununla birlikte, dünyadaki gelişmelere benzer olarak, Türkiye’de de dijital para, araçtan inmeden yakıt ödeme gibi uygulamalar başta olmak üzere, gelişmiş ödeme yöntemleri gün geçtikçe tüketiciler tarafından daha çok kullanılmaya başlandı. Union Ankara Dijital Ajans Başkanı İrfan Erkmen, “Diğer taraftan bu gelişimin sürdürülebilmesi için bazı alanlarda değişim yapılması gerekliliği doğdu. Lojistik hizmetlerinin e-ticaret müşteri deneyimine odaklanacak şekilde dönüştürülmesi, Kişisel Verilerin Korunması Kanun’una uygun hareket edildiğinin şeffaf bir şekilde ortaya konulması, kullanıcı deneyimlerini göz önüne alarak tüm dijital alanların revize edilmesi gibi konularda ileri seviyede gayret gösterilmesi gerekliliği gibi…” diyor.

İrfan Erkmen, “Genel olarak değerlendirildiğinde ise, dünya dijital satın alma alışkanlıkları konusunda her geçen gün ilerleme kaydetmektedir ve kullanıcılar da bu yaklaşıma ayak uydurmaktadır. Dünya ülkelerini analiz ettiğimizde ülke olarak biz de bu değişime hızlı ayak uyduranlar arasında yer alıyoruz. Dolayısı ile dünyanın dijitalleşme hızını ticari olarak da yakalayacağımızı öngörmek kaçınılmaz olur. Bu sebeple de ülke olarak, sektör olarak ve firma olarak dönüşüme hazır olmakta fayda olduğunu düşünüyorum” diyerek sözlerini noktaladı.

Dünyanın İlk Mobil Uygulama Fuarı İstanbul’da Yapılacak

Dünyanın ilk mobil uygulama fuarı olan Mobilefest, mobil platformlarda kullanılan son teknolojileri yatırımcılarla, sektör profesyonelleriyle ve son kullanıcılarla buluşturmak amacıyla, 21-24 Kasım 2019 tarihlerinde Yenikapı Avrasya Gösteri ve Sanat Merkezi’nde, H.I.S., MMA (Mobile Marketing Association) ve Atölye Grup iş birliği ile gerçekleşecek.

Dijitalleşen dünyayla birlikte, mobil cihazlar neredeyse bedenimizin bir parçası haline gelmiş durumda… Mobil cihazların olmazsa olmazı mobil uygulamalar ise hayatımızı oldukça kolaylaştırıyor. Günümüzde kullanıcılar mobil telefonlarını ortalama 6 dakikada bir kontrol ederken, sosyalleşmekten fatura ödemeye kadar birçok işlemi de mobil olarak gerçekleştiriyor. Bu sebeple birçok işletme de varlığını mobil platformlara taşıyor. Mobil uygulamalar ise kullanıcıları ve işletmeleri bir araya getirerek, işletmeler ile iletişim halinde olunmasını kolaylaştırıyor.

DÜNYADA BİR İLKE İMZA ATILIYOR

Dünyanın ilk mobil uygulama fuarı olarak düzenlenecek olan Mobilefest, mobil platformlarda kullanılan son teknolojileri yatırımcılarla, sektör profesyonelleriyle ve son kullanıcılarla buluşturmayı hedefliyor. Festival, 21-24 Kasım 2019 tarihlerinde Yenikapı Avrasya Gösteri ve Sanat Merkezi’nde H.I.S., MMA (Mobile Marketing Association) ve Atölye Grup iş birliği ile gerçekleşecek. Bu etkinlikte markalar için müşteri iç görüsü elde etme fırsatı sunan Mobilefest, aynı zamanda da markalara, binlerce kullanıcıyla etkileşim fırsatı sağlamayı amaçlıyor. Yeni markalar ve start-up’lar için uygulamalarını geniş bir kitleye tanıtma fırsatı sunacak olan bu festivalde, markalar da nihai tüketiciler ile buluşma imkanı bulmuş olacaklar.

FUARI BAŞKA ÜLKELERE DE TAŞIMAK HEDEFLENİYOR

Fuar öncesinde düzenlenen lansman toplantısında konuşan H.I.S. Türkiye Pazarlama Müdürü Çağdaş Polat, “Dünyanın ilk robot otelini açma vizyonunu göstermiş H.I.S., Mobilefest mobil uygulama fuarının ilkini İstanbul’da yaparak sonrasında Londra, Dubai, Tokyo gibi ülkelere de taşıyıp, teknoloji vizyonunu yerine getirme amacındadır” dedi. MMA Türkiye Eş Başkanı Erdem Tolon ise mobil ekosistemi bir araya getirerek, geleceğe bakmanın ve geleceği beraber şekillendirmenin MMA’in öncelikli misyonu olduğunu belirterek, dünyanın ilk mobil uygulama fuarı Mobilefest’in ana partneri olmaktan çok mutlu olduklarını, onuncusunu da birlikte yapmanın kısmet olmasını istediklerini dile getirdi. MMA Türkiye Eş Başkanı Handem Çelenkler, “Günümüzün en ölçümlenebilir platformu mobil olduğundan ötürü firmaların yatırımlarını gün geçtikçe mobil pazarlamaya kaydırdığını görüyoruz. Bu sebeple Mobilefest’e mobilde var olan bütün markaları bekliyoruz” açıklamalarında bulundu. Atölye Grup Kurucu Ortağı Mehmet Ulusoy ise, “İçinde olmaktan çok keyif aldığımız ve Türkiye’ye değer katacağına inandığımız Mobilefest’i bu yıldan itibaren her yıl İstanbul’da yaparken, sonrasında dünyanın büyük teknoloji başkentlerinde yapmak ana vizyonumuzda yer alıyor” diyerek düşüncelerini ifade etti. Mobilefest Event Direktörü Kenan Onak ve MMA Türkiye ve MENA Pazarlama Direktörü Soner Şeker, organizasyonla ilgili yaptıkları sunumda Mobilefest ile ilgili detaylara değindiler.

MOBİLİN YÜKSELİŞİ

Mobil uygulamalara ödenen meblağlar, son 4 yılda tam 2 kat büyüyerek 2018 yılında 75 milyar doları buldu. Bu ivmenin önümüzdeki süreçte de hızlanarak büyüyeceği öngörülüyor. 2019 yılı için açıklanan çeşitli raporlarda, uygulama mağazası harcamalarının 122 milyar doları aşarak, 1 yıl içerisinde 2 kat büyümesi bekleniyor. Dünya genelinde uygulama mağazası tüketici harcamalarının genel ekonomiye oranla 5 kat daha hızlı artacağı, 2020 yılı itibariyle daha da büyüyerek pazardaki hacmin tam 300 milyar dolar olacağı tahmin ediliyor. Giderek yayılan akıllı telefonlar sayesinde mobil internet kullanımının yaklaşık %65’i akıllı telefonlardan sağlanırken, ülkemizdeki kullanıcıların her biri günde ortalama 186 dakikasını mobil uygulamalarda geçiriyor. Mobil uygulama indirme konusunda da oldukça aktif olan Türkiye, uygulama indirmede dünyada 8’inci sırada yer alıyor.

MOBILEFEST HAKKINDA:

Dünyada ilk kez gerçekleşecek mobil uygulama fuarı Mobilefest, globalde 70’in üzerinde ülkede, 550’nin üzerinde ofisi ve 17.000 çalışanı ile dünyanın 8’inci büyük seyahat firması olan, Türkiye’de ise turizm sektöründeki ilk 10 operatörden biri olan H.I.S. Türkiye projesidir. Mobilefest’in geniş yelpazeli katılımcı profili, yenilikçi yaklaşımı ve katılımcılara sunmuş olduğu hizmetler ile dijital dünyada yepyeni bir kapı açacağı düşünülüyor. Yalnızca Türkiye için değil, tüm dünya için de belirleyici bir rol oynayacak Mobilefest’in, global mobil uygulama pazarına önemli katkıları olacağı öngörülüyor.

Detaylı bilgi: www.mobilefest.net/

Yaşlılarda İnternet Kullanımı 4 kat Arttı

Avantajix.com Kurucu Ortağı Güçlü Kayral: “Akıllı telefonlar ve torun desteğiyle teknoloji öğrenen 65 yaş üstü erkek ve kadınların sayısının artması, online alışverişe de olumlu yansıdı.”

“4 yıl önce üyelerimiz arasında 65 yaş üstünün oranı sıfıra yakındı. Bugün ise yüzde 10’unu bu kesim oluşturuyor.”

İnternet kullanan 65 yaş üstü kişilerin sayısının son 5 yılda 4 kat artması, online alışverişe olumlu yansıdı.

TÜİK’in Hanehalkı Bilişim Teknolojileri Kullanım Araştırması’na göre, 65 yaş üstü nüfusta 2013 sonunda yüzde 4,2 olan internet kullanım oranı, 2018 yılı sonunda yüzde 17’ye yükseldi. 

65 yaş üstü erkeklerde internet kullanımı 2013 sonunda yüzde 7,5 iken 2018 sonunda yüzde 23 oldu. Asıl patlamanın yaşandığı 65 yaş üstü kadınlarda 2013 sonunda yüzde 1,5 olan internet kullanımı ise son 5 yılda 8 kat artarak yüzde 11,9’a kadar çıktı.

Akıllı Telefon ve Torun Etkisi

500’ü aşkın sanal mağazayı tek çatı altında toplayan Türkiye’nin ilk para iadeli alışveriş sitesi Avantajix.com’un kurucu ortağı Güçlü Kayral, 65 yaş üstü kesimin internetle tanışmasında akıllı telefon ve torunların büyük etkisi olduğunu bildirdi.

TUİK’in söz konusu araştırmasına göre, Türkiye’de hemen her evde en az bir akıllı telefon bulunduğunu kaydeden Kayral, şunları söyledi:

“Akıllı telefonlar, 65 yaş üstü için teknolojiyle tanışma fırsatı sağladı. Önce görüntülü konuşma, mesajlaşma ile başlayan bu etkileşim daha sonra torunların da desteğiyle ilerledi.

Torunlarından teknolojiyi öğrenen dede ve nineler, sosyal medyayı ve e-ticareti keşfetti.”

Müşterilerin yüzde 10’u 65 yaş üstü

Avantajix.com datalarında da bu etkinin görülebildiğinin altını çizen Kayral, “4 yıl önce üyelerimiz arasında 65 yaş üstünün oranı sıfıra yakındı. Bugün ise üyelerimizin yüzde 10’unu bu kesim oluşturuyor” dedi.

65 yaş üstü grubundakilerin, eskiden ihtiyacı olan bir ürünün en ucuzunu bulabilmek için çarşı pazar gezdiklerini anlatan Kayral, şöyle devam etti:

“5-10 litrelik su bidonlarını, koca koca karpuzu, kavunu, ununu, şekerini, kilo kilo deterjanı pazardan, marketten alarak kan ter içinde eve taşırlardı. Şimdi ise bu ürünleri internetten satın alarak kapısına kadar getirtiyorlar. Online alışverişin rahatlığı ve konforu yaşlı insanlara çekici geliyor.”

Fiyat karşılaştırma sitelerinin en aktif kullanıcıları haline geldiler. Evlerinden çıkmadan, ekran başında istedikleri ürünün en ucuzunu buluyor ve satın alıyorlar. Online alışverişin yeni trendlerini hemen keşfediyorlar. Online alışverişlerini fırsat siteleri ve Avantajix.com gibi sadece bir fazla tıkla hiç hesapta olmayan nakit para kazandıran siteler üzerinden yaparak aile bütçelerine ekstra katkı sağlıyorlar.”

Hotels.com, 21 Haziran Selfie Günü için BanyoSelfiesi Rehberi hazırladı

Hotels.com, Instagram’da #BathroomSelfie (#BanyoSelfie) etiketi ile yayılan banyoda selfie (özçekim) çılgınlığının ortaya çıkışıyla birlikte, masal gibi banyolara sahip oteller için yapılan yorumlarda bir patlama yaşandığını bildirdi.

Bugüne kadar, dudakları balık gibi büzmekten tutun da “Bugün böyle uyandım”a kadar; tüm dünya çapında ses getiren pek çok selfie (özçekim) akımıyla karşılaşmıştık. Ancak Hotels.com son zamanlarda Y kuşağını etkisi altına alan yepyeni bir selfie çılgınlığına dikkat çekiyor:

#BathroomSelfie (Banyo Özçekimi)

Hotels.com™ uzmanları, selfie meraklısı gezginlerin ölmeden önce görülmesi gereken banyolarda çektikleri fotoğraflarını ‘Instagram’ hesaplarında paylaşmalarıyla birlikte, Ocak 2017- Nisan 2018 arasındaki dönemde banyolar ile ilgili yapılan yorumların %44* oranında arttığını belirtiyor. İyi bir ışık ve selfie çubuğunun artık yeterli gelmediği gençler; şimdi jakuzili, bolca ayna kaplı, ağızları açık bırakan bir dekorasyona sahip banyolar ile yumuşacık bornozlar ve elbette en sevilen lüks banyo malzemelerini istiyor.

Nefes kesici fotoğraflar için alışılmışın dışında bir mekan olan banyolar, sosyal dünyada fırtınalar estiriyor. Şimdiden 1,5 milyondan fazla etikete** ulaşan #BathroomSelfie, yatak odası temalı #BedroomSelfie’yi 32’ye; asansör temalı #LiftSelfie’yi ise 13’e katlayarak tüm rakiplerini deyim yerindeyse ‘sildi süpürdü’.

21 Haziran ‘Selfie Günü’nü kutlamak ve bu yeni trendin rüzgarıyla gerçek bir ‘banyo’ keyfi yapmak isteyen Hotels.com, selfie kraliçesi olmasının yanı sıra bir seyahat fenomeni de olan ‘Where’s Mollie’ ile bir araya geldi ve meraklıları için bir #BanyoSelfiesi Rehberi hazırladı.

Hotels.com’un hazırladığı bu selfie ipuçları sayesinde, artık kendi banyonuzdaki her açıyı denemenize veya arka plandaki karmaşıklığı sonradan kesmenize gerek kalmayacak.

Bu rehberde ‘Instagram kocaları’ için bile bazı tavsiyeler bulunuyor. Zira hepimiz biliyoruz ki “perdenin arkasında” kalan diğer yarınız düşünüldüğünde; çok sayıda ayna hem bir lütuf hem de bir felaket olabilir.

Where’s Mollie’nin #InstagramFiyaskosunu Önlemeye Yönelik Selfie İpuçları

  • “Tepeden çektim”: Çekinizi yüksekteki bir açıdan yapın. Böylece üzerinizdeki kıyafetin tamamını görüntülerken, o korkunç ‘gıdı sorunundan’ da kaçınmış olursunuz #doubletrouble (#katkatbela).
  • Mümkünse paparazzi olmasın: Kimse yüzünde parlayan bir ışık istemez. Bu yüzden aynada çekim yaparken flaşı kapatıp paparazzilere ‘hayır’ deyin.
  • Saç havlunuzla yüzünüzü gerdirin:Saç havlunuzun elmacık kemikleriniz üzerinde yaratabileceği mucizelere siz de inanamayacaksınız. Camı bile kesebilecek keskinlikte elmacık kemikleri görüntüsü vermek için havlunuzu başınızın etrafına sıkıca sarın. Evet, neredeyse tamamız #BasicAF (#ENTemel)…
  • Tüm banyolar eşit yaratılmamıştır: İlk görüşte aşk gerçektir; bu yüzden #BanyoSelfiesi için ideal mekanınızı bulduğunuzda kaçırmayın. Hemen telefonu kapın ve fotoğraf çekmeye başlayın.
  • Dağınıklığı toplayın: Kimsenin dağınık ‘çamaşır yığınlarınızı’ görmesine gerek yok değil mi?Öyleyse kirlilerinizi ortadan kaldırın ve köşede duran nemli havluyu da yerine asın; çünkü şimdi ‘selfie zamanı’
  • Dost mu düşman mı? Evet, aynalar o mükemmel açıyı yakalamanıza yardımcı olabilir; ancak bu dikkat etmenize gerek yok anlamına da gelmez. Çünkü aynalar aynı zamanda HER açıyı da ortaya çıkabilir… Emin olabilirsiniz ki hiç kimse de ideal Instagram fotoğrafını elde etmek adına arka planda çömelmiş olan erkek arkadaşınızı görmek istemez…

Ve son bir ipucu daha, çünkü inanın fazla mal göz çıkarmaz:

  1. Daha fazlası her zaman iyidir: Yeteri kadar fotoğraf çektiğinizi mi düşünüyorsunuz? Bizce, öyle düşünmeyin, ekrana dokunmaya devam edin ve birkaç kare daha çekin… Böylece aralarından seçim yapabileceğiniz daha fazla mükemmel #tbt ve #latergram’larınız olsun…

Hotels.com Markası Kıdemli Direktörü ve Avrupa, Ortadoğu ve Afrika Bölgesi(EMEA) Genel Müdürü Liz Oakman, konuyla ilgili olarak şu yorumu yaptı: “Instagram’ı sarsan #BanyoSelfiesi çılgınlığı ve banyo içerikli yorumlardaki artış sayesinde insanın ağzını açık bırakan güzellikte banyoların, meraklıları için olmazsa olmaz hale geldiğinin farkındayız. Bu oyunda yer almak isteyen oteller ise, muhteşem güzellikteki banyo tasarımını ciddiye almak zorunda. Bu trendin büyümeye devam edeceğini de görüyoruz. Banyoda çekilmiş bir selfie’niz yoksa gerçekten tatile gitmiş sayılır mısınız?”

Aydınlık bir #BanyoSelfiesi çekmek isteyen selfie meraklısı gezginlere Hotels.com aşağıdaki güzel banyoları tavsiye ediyor:

Londra, İngiltere – Mandrake Hotel

Hotels.com değerlendirme puanı: 9,2 / 10

Beyaz mermer bir küvette #BanyoSelfiesi… Bundan daha güzel bir şey olabilir mi? Böyle bir banyoda çekilmiş fotoğrafınız inanın defalarca tıklanacaktır. Fitzrovia bölgesinde tek olan bu Londra oteli, 34 oda, spa hizmetleri ve son teknoloji bir jakuziye ev sahipliği yapan ödüllü bir çatı katı sunuyor. Köpüklü kalmayın… Selfie’niz ile popüler olun.

Oda başına gecelik 3.895 TL’den***başlayan fiyatlarla hemen rezervasyonunuzu yaptırın.

Londra, İngiltere – L’oscar London

Hotels.com değerlendirme puanı: 9,8 / 10

Yenilenmiş eski bir Baptist kilisesinde hizmet veren ve Londra’nın merkezinde bulunan bu havalı otel, orijinal mobilyalarının bir kısmı ve vitraylı pencerelerini korumakta.

Üst segmentten, rüyalarınızdaki ayaklı küvete sahip bu mimari mücevherde göz alıcı bir selfie çekebileceksiniz.

Oda başına gecelik 2.877 TL’den***başlayan fiyatlarla hemen rezervasyonunuzu yaptırın.

Marakeş, Fas – La Sultana

Hotels.com değerlendirme puanı: 9,8 / 10

Veeee rahatlayın…

Fas’da bulunan bu mermerden cennet, sizi bir buz küpünden daha çok serinletecek. Eski Arap mahallesinin eteklerinde bulunan La Sultana, ikonik Koutoubia camisine bakan 28 odasıylasize güzel bir deneyim sunuyor. Şeftali ve altın renkleriyle dekore edilmiş banyosu ise, herkesi size hayran bırakacak bir fotoğraf çekimi için mükemmel bir mekan sağlıyor.

Oda başına gecelik 2.573 TL’den***başlayan fiyatlarla hemen rezervasyonunuzu yaptırın

Paris, Fransa – Le Royal Monceau

Hotels.com değerlendirme puanı: 9,4 / 10

Aynalarla kaplı bu banyoda çekeceğiniz bir selfie ile sanki binlerce kare etkisi yaratabileceksiniz…

Şıklığın simgesi olan bir kentte, ikonik Arc de Triomphe’dan sadece birkaç adım mesafede bulunan bu otel; Instagram’a için tam da biçilmiş kaftan…

Oda başına gecelik 6.670 TL’den***başlayan fiyatlarla hemen rezervasyonunuzu yaptırın

Phuket, Tayland – Keemala

Hotels.com değerlendirme puanı: 9,2 / 10

Doğaya dönüş temalı bir selfie çekmek istiyorsanız, burası sizin için bulunmaz bir vaha. Phuket’in şehir merkezinden uzakta bulunan tesis, doğal peyzajın bir uzantısı olarak tasarlanmış lüks bir kaçış noktası. Eksiksiz hizmet sunan bir spa ve açık havuza sahip olan ve mutlaka ziyaret edilmesi gerekenler listesinde bulunan bu mekanda, selfie meraklıları büyüleyici fotoğraflar çekebilirler.

Oda başına gecelik 3,728 TL’den***başlayan fiyatlarla hemen rezervasyonunuzu yaptırın.

Ho Chi Minh City, Vietnam – The Reverie Saigon

Hotels.com değerlendirme puanı: 9,6 / 10

Reverie’deki hayranlık uyandıran bu banyo, sosyal medyada gerçekten de ciddi bir saygı görmenizi sağlayacak. Romantik banyolara sahip bu çarpıcı otelde lüksün tadını çıkarırken, çektiğiniz fotoğraflarla aşkınızı da paylaşabileceksiniz.

Oda başına gecelik 1,459 TL’den***başlayan fiyatlarla hemen rezervasyonunuzu yaptırın

Şili, Güney Amerika – Vik

Hotels.com değerlendirme puanı: 8,8 / 10

Mutlaka görülmesi gerekenler listesinde bulunan bu mekan dünyanın en muhteşem banyo manzaralarından birine sahiptir. San Vicente, Şili’de bulunan, bir spa ve şaraphaneye sahip bu otelin konukları, benzersiz bir karbon elyaf banyoda hayranlık uyandıran selfieler çekebilirler. Selfie çekmek için kusursuz bir seçim olan bu lüks otelde 22 konuk odası, şaraphane, tam donanımlı bir spa ve açık havuz bulunmaktadır.

Türkiye fintek piyasasında yeni bir dönem: PayU 165 milyon dolara iyzico’yu satın aldı

Türkiye’de Amazon, H&M, ZARA, sahibinden.com gibi 30 binden fazla e-ticaret sitesinin ödeme alt yapısını sağlayan iyzico, bugün itibariyle global fintek şirketi PayU tarafından 165 milyon dolara satın alındı. Dünyanın en büyük teknoloji yatırımcısı olan Naspers Group bünyesinde 17 ülkede faaliyet gösteren PayU, 2013 yılında Barbaros Özbuğutu ve Tahsin Isın tarafından kurulan iyzico’yu satın aldı. Bu satın almayla beraber Türkiye, PayU’nun Avrupa, Ortadoğu ve Afrika (EMEA) bölgesi içerisinde Polonya’dan sonraki en büyük ikinci pazarı haline geldi.

iyzico’nun Türkiye pazarındaki gücünü sağlamlaştıran anlaşma sonucunda iyzico ve PayU, Türkiye’deki e-ticaret pastasının büyümesi, değişen ekonomik koşullarda KOBİ’lerin ihtiyaçlarına yönelik yenilikçi çözümler sunmak ve son kullanıcıları hedefleyen fintek ürünleri geliştirmek için beraber çalışacak. Bir “e-ihracat köprüsü” niteliğinde de olacak bu birleşme, iyzico’nun geliştirdiği teknolojileri PayU’nun mevcut durumda faaliyet gösterdiği pazarlara sunmasını sağlarken, Türk satıcılarının özellikle Orta ve Doğu Avrupa ülkelerine ve Afrika’ya ihracatını da kolaylaştıracak.

PayU GPO CEO’su Mario Shiliashki, Türkiye fintek sektörüne yaptıkları bu yatırımla ilgili olarak “PayU olarak yerel piyasalardaki konumumuzu sağlamlaştırma ve faaliyet gösterdiğimiz hızlı büyüyen tüm pazarlarda bir numaralı ödeme sağlayıcısı olma hedefimiz kapsamında iyzico’yu bünyemize kattık. iyzico kurucuları Barbaros ve Tahsin’le beraber tüm iyzico takımının PayU ekibimize katılmasından dolayı çok mutluyuz. Dünyanın bir numaralı fintek yatırımcısı olma yolunda, iyzico ekibiyle güçlerimizi birleştirmemiz bizim için çok büyük bir öneme sahip” dedi.

Barbaros Özbuğutu ve Tahsin Isın şirket yönetimindeki görevlerine devam edecek

Satın almanın tamamlanması ile beraber kurucu ortaklar Barbaros Özbuğutu ve Tahsin Isın şirket yönetimindeki görevlerine devam ederken iyzico ekibi, PayU’nun Türkiye operasyonlarını da devralacak.

iyzico’nun kurucu ortağı ve CEO’su Barbaros Özbuğutu konuyla ilgili şunları söyledi: “Bugün, iyzico için yeni bir dönemin başlangıcı. 2013 yılında ortağım Tahsin’le iyzico’yu Türkiye’nin her yerindeki KOBİ’lerin online ödeme almasını mümkün kılmak hedefiyle kurduk.

Bugün geriye dönüp baktığımda değişmeyen tek şey, hizmet verdiğimiz global markalardan Gaziantep’te evinde ürettiği el işi ürünleri yurtdışında satan bireysel iyzico kullanıcısına kadar herkesin ödeme almasını sağlayacak çözümler geliştirmek için her gün çalışıyor olmamız. 3 kişi başladığımız bu hayal 150 kişilik bir ekibe, milyarlarca liralık işlem hacmine sahip, ülkemizin e-ihracat menzilini 1,5 katına çıkaran Türkiye’nin en başarılı teknoloji şirketlerinden birine dönüştü.

iyzico olarak hedefimiz Türkiye’de ve bulunduğumuz bölgede finansal hizmetleri herkes için daha ulaşılabilir kılmak ve bu sayede Türkiye’nin en büyük 5 finans şirketi arasına girmek. PayU ile güçlerimizi birleştirerek bugün, bu yolda en önemli adımı atıyoruz.”

Deloitte’un “Türkiye’de En Hızlı Büyüyen 50 Teknoloji” firmaları arasına giren iyzico, IFC, Vostok Emerging Finance, Amadeus Capital Partners, 212, Pachicle Invest, Speedinvest ve Beenos Partners’tan toplamda 4 turda topladığı $28 milyon dolarlık yatırım ile Türkiye’deki teknoloji şirketleri arasında en fazla yatırım alan şirket oldu. PayU’nun iyzico yatırımı, hızla büyüyen yerel fintek liderinin global fintek pazarına entegre olmasına ve iyzico’nun yerel hizmetlerinin daha da iyileştirilmesine olanak sağlayacak. Anlaşmanın, düzenleyici ve denetleyici kurumların onayına istinaden önümüzdeki aylar içerisinde tamamlanması öngörülüyor.

PayU Hakkında

PayU, ödeme sistemleri alanındaki deneyim ve uzmanlığından yararlanarak gelişmekte olan pazarlarda finansal hizmetler sunuyor. Asya, Orta Avrupa, Doğu Avrupa, Latin Amerika, Ortadoğu ve Afrika’daki lokal operasyonları sayesinde bu bölge ülkelerinde edindiği uzmanlığı ile yerel pazarlar için en iyi çözümleri sağlıyor. Hızla büyümekte olan 18 pazarda lider online ödeme altyapısı sağlayıcısı olan PayU’nun hedefi, ödeme süreçlerini hem satıcılar hem müşteriler için hızlı, basit ve etkin hale getirmek. 250’den fazla ödeme yöntemi ve PCI sertifikalı platformları ile tüm tüketicilerin ihtiyaçlarını karşılamak üzere tasarlandı.

PayU’nun faaliyet yürüttüğü, tüketici sayısının 2,3 milyar civarında olduğu pazarlar, satıcılar açısından önemli bir büyüme potansiyeline sahip. Yerel pazarlarda görevli 1800’den fazla ödeme sistemleri uzmanı, PayU ile çalışan 300 binden fazla satıcı ve online ödeme yapan milyonlarca tüketiciye hizmet veriyor.

iyzico Hakkında

Finans teknoloji şirketi iyzico, dijital pazar için yenilikçi ödeme ve güvenli alışveriş çözümleri sunar. KOBİ’ler için 24 saatten kısa sürede hızlı ve kolay bir entegrasyon sağlayan iyzico, BDDK lisanslı ve PCI-DSS onaylı altyapısıyla maksimum güvenlik sunarak kurumsal ve bireysel satıcıların web sitesi ya da sosyal medya üzerinden global olarak online ticaret yapabilmesine imkân sağlar. iyzico teknolojisi, online işletme ve girişimlerin ödeme kabul oranlarını en üst düzeye çıkarmasını, yerel ve yabancı para birimleriyle peşin ya da taksitli ödeme almalarını sağlarken tüketicilerin 7/24 canlı destekle internetten güvenli alışveriş yapması mümkün kılar. 2013 yılında kurulan iyzico, 30 bin kurumsal, 400.000’den fazla bireysel kullanıcısı ve 5 milyar TL’lik yıllık işlem hacmiyle Türkiye’nin en hızlı büyüyen finansal teknoloji şirketidir. www.iyzico.com

Naspers Hakkında

Global tüketici internet şirketleri grubu Naspers, dünyanın en büyük teknoloji yatırımcılarından. Dünyanın dört bir yanında, uzun vadeli büyüme potansiyeline sahip ülke ve pazarlarda yatırım yapan ve operasyonlar yürüten Naspers’ın kurduğu lider şirketler, bireyleri güçlendirip toplumları zenginleştiriyor.

Grubun, Kuzey Amerika, Güney Amerika, Afrika, Orta Avrupa, Doğu Avrupa ve Asya’da, sınıflandırılmış online ilan, yemek servisi, ödeme sistemleri, seyahat, eğitim, sağlık ve ayrıca sosyal platformlar ve internet platformları gibi alanlarda faaliyet gösteren lider internet işletmeleri ve ortaklıkları bulunuyor.

Her gün milyonlarca kişi, Naspers’in yatırım yaptığı, satın aldığı veya kurduğu, Avito, Brainly, BYJU’S, Codecademy, eMAG, Honor, ibibo, iFood, letgo, Media24, Movile, OLX, PayU, SimilarWeb, Swiggy, Takealot ve Udemy’nin aralarında yer aldığı şirketlerin ürün veya hizmetlerini kullanıyor.

Aynı şekilde, yüz milyonlarca kişi Naspers iştirakleri Tencent (www.tencent.com; SEHK 00700), Mail.ru (www.corp.mail.ru; LSE: MAIL), MakeMyTrip Limited (www.makemytrip.com; NASDAQ:MMYT) ve DeliveryHero (w1ww.deliveryhero.com; Xetra: DHER) platformlarını hayatlarının bir parçası haline getirdi.

Günümüzde Naspers şirket ve paydaşları, dünya nüfusunun beşte birinin yaşamını daha iyi hale getirmeye yardımcı oluyor. Naspers aktif olarak, teknolojiyi kullanarak önemli sosyal ihtiyaçlara yanıt veren istisnai girişimcilerle iş birliği yapma fırsatları arıyor.

Türkiye-İzlanda Polemiği Sosyal Medyaya Nasıl Yansıdı?

Adbaint, The Brand Age Dergisi ile birlikte hazırladığı raporda geçtiğimiz günlerde yaşanan İzlanda polemiği hakkındaki sosyal medya konuşmalarını analiz etti.

A Milli Futbol Takımımız Euro2020 Avrupa Şampiyonası elemelerinde yapacağı maç için İzlanda’ya gitti. Kafile havalimanında 3 saati aşkın bekletilirken, milli futbolcumuz Emre Belözoğlu’na basın açıklaması esnasında çirkin bir saldırı yapıldı.

Sosyal CRM ve sosyal veri analizi şirketi Adbaint, The Brand Age Dergisi ile birlikte skandalın gündeme düştüğü 9 – 10 Haziran 2019 aralığını baz alarak hazırladığı raporda sosyal medya kullanıcılarının olayla ilgili paylaşımlarını ve konuşmalarını analiz etti.

Söz konusu milli değerlerimiz olunca sessiz kalamıyor, tek yürek oluyoruz. Saatlerce çeşitli aksaklıklar nedeniyle havaalanında bekletilen milli takımımıza yapılan saygısızlığa, kaptanlarımızdan Emre Belözoğlu’na gazetecilerle konuştuğu esnada bir genç tarafından uzatılan fırça da eklenince olay sosyal medyanın gündemine oturdu. Türk sosyal medya kullanıcıları hem İzlanda’ya hem de başta İzlandalı olduğu düşünülen genç ile ilgili tepkilerini ve mizahi paylaşımlarını dile getirdi.

Twitter, Facebook, Instagram, haber siteleri, forumlar, bloglar gibi tüm mecraların dahil edildiği raporda toplam 77.799 adet paylaşım yapıldığı görülüyor. Bu paylaşımlardan 72 bin adeti Türkçe dilindeyken, diğer tüm diller 5 bin’lik hacme sahiptir.

Tüm paylaşımlarda yaşanan çirkin olay ile ilgili %92 oranında negatif içerikli paylaşım yapılırken, %7’lik pozitif paylaşımların ise kullanıcıların paylaştıkları mizahi içerikli tweetlerin etkisi ile oluştuğu görülüyor.

9 Haziran – 10 Haziran aralığında;
Olayla ilgili toplam konuşulma: 77.799
Pozitif bahsedilme: %7,7

Negatif bahsedilme: %92,3

Fırça gündeme oturdu!

Yapılan tüm paylaşımlarda tuvalet fırçası ile ilgili olan paylaşımların %37’lik dilimi oluşturduğu görülüyor. Söz konusu milli takım oyuncumuz ve ülkemize yapılan bir saygısızlık olunca sosyal medya kullanıcıları fırça ve fırçayı uzatan ile kalmıyor, İzlanda devlet başkanından kulüp oyuncularına, siyasi isimlerden İzlandalı vatandaşlara çok sayıda kişiye Twitter üzerinden yazılı tepkilerini dile getirdi.

Tüm paylaşımlar: 77.799

Fırça paylaşımları: 46.943

Türkiye’den Amerika’ya, Almanya’dan İngiltere’ye tepkiler dinmedi

Paylaşım yapan kullanıcıları incelediğimizde, konuşmaların %80 oranında erkek kullanıcılar tarafından yapıldığını, kadın kullanıcıların da konu hakkında %20 oranında paylaşım yaptığını görüyoruz. Ülkemizin ardından en çok paylaşım Amerika’dan yapılırken, iller bazında İstanbul ve Ankara ilk sıralarda yer alıyor.

Cinsiyet dağılımı

Erkek: %80

Kadın: %20

En çok paylaşım yapan ülkeler

Türkiye: 40.734

Amerika: 1.338

Almanya: 865

Fransa: 645

İngiltere: 616

Hollanda: 299

Pakistan: 114

En çok paylaşım yapılan iller

İstanbul: 17.581

Ankara: 2.376

İzmir: 1.943

Bursa: 923

Adana: 767

İzmit: 610

Antalya: 565

İğrenme duygusu ön planda

Paylaşımların duygu dağılımı incelendiğinde ise iğrenme hissi %72 ile ilk sırada yer alıyor. Tuvalet fırçası olayının oranın artışında etkisinin büyük olduğu görülüyor. İkinci sırada hüzün duygusu yer alırken, mizahi paylaşımlar nedeniyle sevinç %7’lik oranla üçüncü sırada yer alıyor.

Paylaşımların duygu dağılımı
İğrenme: %72.3

Hüzün: %9.1

Sevinç: %7.1

Öfke: %6.7

Korku: %2.9

Şaşkın: %1.8

En çok kullanılan kelimeler

En çok kullanılan kelimelerde saygısızlık, skandal, tuvalet fırçası, 6.5 saat, havaalanı gibi kelimelerin yanında Emre Belözoğlu başta olmak üzere, Milli Takım, Burak Yılmaz, Şenol Güneş isimleri ön plana çıkıyor.

En çok bahsedilen hesaplar

Sosyal medya kullanıcılarının hem kişisel tepkilerini göstermek hem de resmi bir tepki verilmesi için İzlandalı milli takım, İzlandalı siyasi isimler, TFF ve UEFA gibi hesaplarla etkileşime geçtiği görülüyor.

@footballiceland:1.400+

@TFF_Org: 550+

@UEFA: +540

@MilliTakımlar:480+

@futbolarena:450+


@katrinjak: 
410+


@FIFAcom: 
390+

@MFAIceland:380+


@MevlutCavusoglu: 
370+


@PresidentISL: 
330+


@Gazzetta_it:
310+


@SPORTBILD: 
310+

En çok kullanılan hashtag’ler

#TurksAreComingForIceland 9.700 adet paylaşımla en çok kullanılan etiket oluyor. #İzlanda ve #Iceland etiketleri 6.500 adet ile iki ve üçüncü sırada yer alırken, Fransa galibiyeti ile ilgili paylaşımlar ise #FransayıÜzdükÇünkü etiketi ile tabloda yer buluyor.

#TurksAreComingForIceland: 9700+

#İzlanda: 5500+

#Yavşakİzlanda: 1400+

#FransayıÜzdükÇünkü: 1000+

#Iceland: 1000+

#EmreBelözoğlu: 400+

#MilliTakım: 390+

En çok etkileşim alan paylaşımlar

Kullanıcıların olay hakkında en çok etkileşim aldığı paylaşımlara bakıldığında, en çok etkileşime sahip içeriklerin siyasi isimlerin, spor yorumcularının ve gazetecilerin hesaplarına ait içerikler olduğu görülüyor.

Olay hakkındaen çok etkileşim alan tweetler şu şekilde:
@ikalin: ‘Milli takımımıza İzlanda’da yapılan saygısızlık kabul edilemez ve gereği yapılacaktır. Girişim başlatılmıştır. Devletimiz ve milletimiz milli takımın yanındadır. En güzel cevabı milli takımımız sahada verecektir.” (10 Haziran 2019)


@guntekin_resmi:”Yıllardır temas halinde olduğu bir spor kafilesini ülke girişinde 3 saat bekletmek terbiyesizlik ve aymazlıktır. Sorsanız İzlanda, dünyanın en medeni ülkelerinden biri! Bu skandala UEFA ceza vermelidir.” (9 Haziran 2019)


@themargilane:”Fransa’yı yendik, sesi İzlanda’dan geldi… İzlanda’ya giden milli takımımız 3 saattir sebepsiz yere havaalanında bekletiliyor, malzemeler didik aranıyormuş. Misliyle karşılık verilmeli… Burak Yılmaz: 6.5 saat yolculuk yaptık, 3 saattir bekliyoruz bizi İzlanda’ya almadılar” (9 Haziran 2019)

@nevsinmengu:”İzlanda’da Emre Belözoğlu’na tuvalet fırçası uzatan herif salağın teki eyvallah. Yalnız İzlanda’yı kınarken atlamamamız gereken bir detay var. Milli takımın bekletilme sebebi, uçuşun onaylanmamış bir havaalanı olan Konya’dan yapılması.” (10 Haziran 2019)

@dbdevletbahceli:”Hele hele mikrofon yerine fırça uzatan ahlaksızların futbolcularımızı taciz ve tahrik etmesi, sabırları zorlaması, iyi niyet kurallarını ihlal etmesi ayıptır, provakatörlüktür. İzlanda’yı kınıyorum, bu ülkeye verilen notayı da çok yerinde ve isabetli değerlendiriyorum.” (10 Haziran 2019)

@tunckuyucu:”2 gün önce Fransızların önünde bütün stad milli marşı yuhaladık. Fransa’da meydanda analarına küfrettik ama dün bir kişi fırça uzattı diye İzlanda’ya savaş açmaya çalışıyoruz. Ne kadar terbiyesiz ve saygısız olduklarını bağırıyoruz. Bu dersi verecek en son ülke biziz.” (10 Haziran 2019)

Editöre Not:

-Analizlerde yer alan ”nötr” oranlar, olumlu-olumsuz bir yargı belirtmeyen yorum, haber ve PR içeriklerdir.

-Analiz kapsamında 9 Haziran 2019 – 10 Haziran 2019 aralığındaki dönem baz alınmıştır.