Yazılar

Her 5 Kişiden Biri Cep Telefonu Bağımlısı

Türkiye’deki mobil kullanıcılar günde ortalama 78 kez, yani her 13 dakikada bir cep telefonu ekranına bakmaktan kendini alamıyor.

Avantajix.Com Kurucu Ortağı Güçlü Kayral: “Cep telefonu bağımlılığı, e-ticarette mobilin payını her geçen gün artırıyor.”

İstanbul depreminde mobil hatlarda yaşanan sıkıntı bir kez daha gösterdi ki cep telefonu artık insanların olmazsa olmazı.

Uykuda geçirilen 7-8 saatin dışında, 7’den 70’e herkesin gözü her an cep telefonunda.

Evde, işte, sokakta, yaşamın her anında online olmak isteyenler, iletişiminin kesilmesi halinde panik yaşayabiliyorlar.

Deloitte’nin Global Mobil Kullanıcı Araştırmasına göre, Türkiye’deki mobil kullanıcılar günde ortalama 78 kez, yani her 13 dakikada bir cep telefonu ekranına bakmaktan kendini alamıyor.

Akıllı telefon kullanıcılarının yüzde 22’si, yani her beş kişiden biri hastalık derecesinde bağımlı.

Her on kişiden sekizi uyandıktan sonra 15 dakika içinde mutlaka cep telefonuna bakıyor.

Her on kişiden yedisi de yatmadan önceki 15 dakikada mutlaka telefonunu kontrol ediyor.

Alışveriş yapan herkese nakit para ödeyen Avantajix.com’un, TÜBİSAD, Deloitte Digital ve TÜSİAD’ın araştırmalarından derlediği bilgilere göre, Türkiye’de 56 milyon kişi aktif bir şekilde akıllı telefon kullanıyor.

Günün 7 Saati İnternetteyiz

Günün yaklaşık 7 saatini internette geçiren Türkler, sosyal ve ekonomik aktivitelerinin çok büyük kısmını cep telefonu üzerinden gerçekleştiriyor.

Öyle ki birçok aktivitede liderliği ele geçiren cep telefonu; dizi, film, canlı TV izlemede, televizyonla bile yarışır hale geldi.

Araştırmalara göre, Türkiye’deki akıllı telefon kullanıcıları, cihazlarını en fazla sosyal medyayı kontrol etmek için kullanıyor. Sosyal medya takibinde yüzde 72’lik orana sahip cep telefonunu, yüzde 14 ile dizüstü, yüzde 7 ile de masaüstü bilgisayar takip ediyor.

Artık banka işlemleri de ağırlıklı olarak cep telefonu üzerinden gerçekleşiyor. “Banka hesabımı cep telefonumdan kontrol ederim” diyen yüzde 67’lik bir kesim var. Mobil işlemler için banka müşterilerinin yüzde 17’si dizüstü, yüzde 7’si de masaüstü bilgisayarını kullanıyor.

Arama motorlarında cep telefonunu kullananların oranı da yüzde 60. Cep telefonunu yüzde 23 ile yine dizüstü, yüzde 10 ile de masaüstü bilgisayarlar takip ediyor.

Siyasi, ekonomi, magazin, spor… Hangi kategoride olursa olsun haberlerin takibi de yüzde 51’lik oranla en fazla cep telefonu üzerinden yapılıyor. Haber takibinde cep telefonunun ardından yüzde 23 ile dizüstü, yüzde 11 ile de masaüstü bilgisayarlar kullanılıyor.

“Oyunları cep telefonundan oynarım” diyenlerin oranı da yüzde 49. Bu kategoride dizüstü yüzde 22, masaüstü bilgisayar yüzde 9’luk paya sahip.

Alışverişler de Cep Telefonundan

Alışveriş sitelerine göz atmada cep telefonu yüzde 46, dizüstü bilgisayar yüzde 33, masaüstü bilgisayar ise yüzde 12’lik paya sahip.

Online satın almada ise cep telefonu yüzde 38’lik oranla yine ilk sırada. Dizüstü bilgisayardan ürün ya da hizmet satın alanların oranı yüzde 36. Masaüstü bilgisayarın oranı ise yüzde 13.

Televizyon İle Yarışıyor

Film, dizi izleme oranlarında cep telefonu dizüstüne geçilse de, televizyonun üzerinde bir paya sahip olması dikkat çekiyor. Dizi ve filmleri dizüstü bilgisayarından izleyenler yüzde 35’lik bir orana sahipken, cep telefonu yüzde 20’lik oranıyla, yüzde 17’lik paya sahip televizyonun önünde yer alıyor.

Canlı TV izlemede televizyonlar yüzde 47’lik paya sahip olsa da cep telefonu yüzde 17 TV izleme oranıyla yakın gelecekte televizyonun yerini alabilecek gibi görünüyor. Bu kategoride dizüstü bilgisayarın oranı da yüzde 20.

Mobil Alışverişte Devleri Geride Bıraktık

Avantajix.com’un kurucu ortağı Güçlü Kayral, araştırmaların, cep telefonunun Türk insanının günlük yaşamının vazgeçilmez bir parçası haline geldiğini gösterdiğini belirterek, şunları söyledi:

“Cep telefonu bağımlılığı, e-ticarette mobilin payını her geçen gün artırıyor. Bilişim Sanayicileri Derneği’nin (TÜBİSAD) raporuna göre, mobil alışveriş yapanların oranlarında Çin ve Hindistan’ın ardından dünyada üçüncü sıradayız. Türkiye’de online alışveriş yapanların yarısı, alışveriş işlemleri için cep telefonunu da kullanırken, bu oran yüzde olarak İngiltere’de 45, ABD’de 44, Japonya’da 34, Almanya’da da 29. Cep telefonu üzerinden online alışverişin rahatlığı da bu değişimi hızlandırıyor. Avantajix’te de aynı verilerle karşılaşıyoruz. Avantajix.com üzerinden sanal mağazalara giderek nakit para kazananların yarısı, bu işlem için cep telefonunu kullanıyor.

2019 Bitmeden Emlak Sosyal Medya Pazarlamanızı Geliştirmek İçin 5 Tavsiye

İster inanın ister inanmayın, emlak piyasasının büyük kısmı çevrimiçi hale geldi. Emlakçıysanız, sosyal medyanın eski ve gelecekteki müşteri tabanınıza güven duyma konusunda ne kadar büyük bir etkisi olduğunu zaten biliyorsunuzdur. Fakat şu bir gerçek ki emlak markalarının çoğu internetteki varlıklarını en üst düzeye çıkarmakta başarısız olmaktadır.

İçerik stratejisi belirleyerek, mevcut ve gelecekteki sosyal medya yayınlarınızı optimize ederek,  gayrimenkul markanız için mükemmel sonuçlar elde edebilirsiniz.  İşte size 2019 bitmeden emlak sosyal medya pazarlamanızı hızlandırmanıza yardımcı olacak 5 ipucu.

1. İçeriğinizi Optimize Etmek İçin Doğru Gayrimenkul Hashtaglerini Kullanma

Hashtag’ler, genellikle bir sosyal medya yayınındaki beğenileri arttırmak amacıyla kullanılır ancak . Hashtag’ler size daha fazlasını sağlar. Sosyal medyada ilgili etiketi arayanlara içeriğinizi göstereceği için sizi takip etmeyen potansiyel hedef kitleye de içeriğinizi göstermiş olursunuz. İçeriğiniz için doğru emlak etiketlerini kullanmak, ev sahibi ve alıcıların sizi bulmasını sağlar.

Not:  Instagram, başlık veya yorum başına maksimum 30 hashtag’a izin vermektedir.  Bu nedenle kelime araştırması yapmanızı ve emlak markanıza ve hedeflediğiniz yere daha uygun etiketler seçmenizi tavsiye ederim. Hashtaglerinizle denemeler yapmalı ve hangilerinin işe yarayacağına bağlı olarak onları değiştirerek kullanmalısınız. Ayrıca Instagram haricinde diğer mecralarda 3-4 taneden fazla etiket kullanam takipçileriniz için itici gelebilir bu nedenle her mecraya özgü hashtag belirlemelisiniz.

2. İçerik Stratejinize Referanslarınızı Dahil Edin

Eğer bir emlak şirketi işletiyorsanız işletmeniz için kaliteli içerik üretmenin ne kadar zor olduğunu da biliyorsunuzdur.  Ana çabalarınızı ev satın almaya veya satmaya odaklayabilmeniz için takipçilerinizle etkileşim sağlayacak basit içerik fikirlerine ihtiyacınız vardır.  Bu nedenle mevcut portföyünüzden size destek olmasını isteyebilirsiniz.

Eski müşterilerinizden referans isteyebilir ve bu referans yazılarını sosyal medyada paylaşabilirsiniz.

3. Kaliteli Görseller Kullanın

Sosyal medya kullanımında görsellik çok önemlidir bu nedenle sosyal medya paylaşımlarında kullanacağınız görsellerin kaliteli olması gerekir ancak her zaman projelerin fotoğraflarını da paylaşamazsınız bu gibi durumlarda ücretsiz ama kaliteli fotoğraflara ihtiyacınız olacaktır. İşte size en iyi emlak görüntülerini bulabileceğiniz birkaç site tavsiyesi:

4. Değerli Emlak Blog Fikirleri Üretin

Her emlak web sitesinde bir blog var gibi görünmektedir, ancak birçok blog etkin değildir veya hedef kitlelerine herhangi bir gerçek değer sağlayamamaktadır. Blog yayınlarınız, emlak piyasasında uzmanlığınızı göstermenize yardımcı olmalı ve web sitenize ve sosyal kanallarınıza yeni ziyaretçiler getirmek için optimize edilmelidir.

Gayrimenkulle ilgili blog fikirleri bulmak zor olabilir, biz de size emlak pazarlamanızı iyileştirmeye yardımcı olmak için kullanabileceğiniz bazı blog yazısı fikirlerini paylaşmak istedik;

  • Piyasa tahminleri ve piyasa istatistikleri hakkında makaleler
  • Ev sahipleri ve alım satım yaparken bilmeleri gerekenler için ipuçları
  • Semt ve mahalleler ile ilgili yazılar
  • Kendinizi, bölgede olabilecek veya bölgeye taşınmak isteyen yeni bir ev sahibinin yerine koyun. Ne bilmek istersin? Emin olun müşterileriniz de aynı şeyi merak ediyor. Bu blog yazısı fikirleri, okuyucularınızın uzmanlığınızı ve emlak markanızı tanıtmasına yardımcı olacaktır.

5. Reklamın Gücünden Yararlanın

Sosyal mecralar  insanlar ve markalar  için sosyal bir ortamdan daha fazlasını sunar. Sosyal medya reklamları, doğru yapıldığında çok uygun maliyetli olabilir. Bir emlak işletmesi olarak, reklamınızla, özel ilgi alanlarına sahip sipesifik bir kitleyi hedefleyebilirsiniz. Bununla birlikte, harcama alışkanlıklarına, hane halkı gelirlerine, ilişki durumlarına ve çok daha fazlasına dayalı bir kitleyi de hedeflemeyi seçebilirsiniz.  Doğru hedefleme ve doğru reklam tasarımı ile elde edeceğiniz başarıya ilk başta siz bile inanamayabilirsiniz.

Bonus:

Son olarak kendinizi tüketicinizin yerine koyun. Bir ev alıp satarken ne görmek isterdiniz? İçeriklerinizi zenginleştirmeli ve hedef kitlenizi iyi analiz etmelisiniz böylece emlak markanız için harika sonuçlar görebileceksiniz.

Fakat ülkemizde gayrimenkul & Emlak sektöründe yaşanan durgunluk sosyal medya pazarlamasına zaman ve para ayırma konusunda sizi endişelendirebilir, Ancak şunu unutmamalısınız ki sosyal mecralardan verim almak için çok yüksek bütçelere ihtiyacınız yok. Doğru planlama ve en optimum bütçe ile maximum verimi alabilirsiniz. Eğer bunun için ayıracak zaman ve gereken personeliniz yoksa bir dijital pazarlama ajansı ile çalışmayı düşünebilirsiniz.

INFLOW Awards Halk Oylaması Başladı

Influencer pazarlaması alanında Türkiye’nin en iyilerini belirlemek amacıyla bu yıl ikincisi gerçekleşen INFLOW Awards için 3 kategoride halk oylaması başladı. İlk dört saatte 300 bin kişinin ziyareti ile yoğun ilgi gören oylama sayfası, 11 Ekim 2019 tarihine kadar aktif kalacak ve oylama devam edecek. Halk oylaması bu yılın “En İyi Instagram Influencer’ı”, “En İyi Twitch Influencer’ı” ve “En İyi Youtube Influencer’ı”nı belirleyecek.

INFLOW tarafından bu yıl ikinci kez düzenlenecek olan INFLOW Awards, hem ülkemiz hem de yurt dışından marka ve ajansların katılımı ile gerçekleşecek. 22 Ekim Salı günü Four Seasons Hotel Bosphorus’ta sahiplerini bulacak ödüllerin 3 kategorisini halk belirleyecek. “En İyi Instagram Influencer’ı”, “En İyi Twitch Influencer’ı” ve “En İyi Youtube Influencer’ı” kategorilerinde 11 Ekim 2019 tarihine kadar oylama yapılabilecek.

En İyi Instagram Influencer’ı kategorisi için Ahmet Karya, Berkcan Güven, Burak Altındağ, Burak Gacemer, Duygu Özaslan, Larissa Gacamer, Rachel Araz, Refika Birgül ve Reynmen halk oylamasında yarışacak. En İyi Twitch Influencer’ı kategorisinde Duygu Köseoğlu, Elraenn, Jahrein, Kendine Müzisyen, Mithrain, Pintipanda, Ruthlessladies, Unlostv, Wtcn ve Yokbeolm oylanacak. En İyi Youtube Influencer’ı kategorisinde ise Alper Rende, Babala TV – Oğuzhan Uğur, Berkcan Güven, Chaby Han, Duygu Özaslan, Orkun Işıtmak, Refika Birgül, Ruhi Çenet, Uras Benlioğlu ve Zeynep Bastık yarışacak.

Influencer, marka ve ajans işbirliklerini teşvik etmek amacıyla düzenlenen INFLOW Global Summit&Awards’19, ikinci senesinde önemli bir değişikliğe imza atarak, ödülleri global arenaya da taşıyor. 31 farklı kategoride verilecek ödüllere, Türkiye’nin yanı sıra uluslararası arenadaki marka ve ajanslar da dahil olacak. INFLOW Awards başvuruları, dijital ve pazarlama sektörünün duayen isimlerinden oluşan jüri tarafından değerlendirilecek. Sektör paydaşlarını bir araya getirecek olan etkinlik ile başarılı çalışmalara dikkat çekilerek yenilikçi yaklaşımların teşvik edilmesi amaçlanıyor.

INFLOW Hakkında:

Dijital fikir liderlerini, bloggerları, sosyal medya içerik üreticilerini sektörün lider markalarıyla uluslararası boyutta farklı etkinlikler çerçevesinde bir araya getirmeyi hedefleyen bir platformdur. Sürekli gelişmekte olan pazarda,’Influencer Pazarlaması’ ilke ve temellerini yöneten INFLOW, markalar ve sosyal medya içerik üreticilerini bir araya getirerek pazarın sınırlarını, eğilimini ve dinamiklerini belirler.

İnci Sözlük ve Uludağ Sözlük Satıldı!

Türkiye internetinin en yaratıcı topluluklarını oluşturan ve sözlük konseptinin en büyük oyuncuları arasında yer alan İnci Sözlük ile Uludağ Sözlük’ün %50 hissesi, 10 milyon TL değerlemeyle satıldı. İki sözlük sitesiyle birlikte İncicaps ve Haberself siteleri ile bu sitelere bağlı sosyal medya hesapları da satış sürecine dahil edildi.

Uludağ sözlük ve İnci Sözlük markalarının yüzde 50’sini, Bursa’da faaliyet gösteren Ergünkent İnşaat’ın Yönetim Kurulu Başkanı Emin Adanur satın aldı. 28 yaşındaki genç girişimci, Türkiye’de yeni neslin en yoğun takip ettiği platformlar arasında yer alan bu iki sözlük sitesini ve bağlı sosyal içerik platformlarını satın alarak önemli bir yatırıma imza attı.

Sözlük sitelerinin yükselişi

Uludağ Sözlük’ün dijital dünyadaki büyük yolculuğu 2005’te öğrenci projesi olarak başladı. 4 yıl sonra İnci Sözlük, çok kısa süre içinde kendi kitlesini oluşturarak Türkiye internetine adını yazdırmaya başladı. Ardından İncicaps ve Haberself ile daha geniş kitlelere ulaşan bu iki sözlük platformu, sosyal medyada da geniş bir kitle edindi.

2013’te Promoviral markasıyla kurumsal firmalara sosyal medya ajans hizmeti vermeye başlandı. 2016’da Texas, Dallas’ta Amerikan şirketlerine hizmet veren yazılım ofisi kuruldu.

Kurumsallaşma ve yatırımlara hız verilecek

Şirketin yarı hissesinin satışı sonrasında yönetim kadrosu ve ekip çalışmaya devam edecek. Sözlüklerden ve sosyal platformlardan oluşan şirketin kurumsallaşmasına dönük çalışmalar yapılacak. Önümüzdeki dönemde uygulama geliştirme konusunda insan kaynağı yatırımına gidilecek. Ayrıca sözlüklerle birlikte sosyal medya profillerindeki takipçi kitlesine dönük oyunlar geliştirilmesi için de çalışmalara hız verilecek.

Türkiye’nin ikinci en büyük sözlük sitesi

Kuruluş tarihi 2005 olan Uludağ Sözlük, bugün 850 bin günlük ziyaretçi sayısı ve 700 bin üyeyle Türkiye’nin ikinci yerli sosyal medya sitesi. 2009 doğumlu İnci Sözlük ise 1,2 milyon üyesi ve sosyal medyadaki 15 milyon takipçisiyle Türkiye’nin en büyük sosyal medya kitlesine sahip. Türkiye nüfusunun yüzde 85’inin haberdar olduğu site, her gün 450 bin farklı kişi tarafından ziyaret ediliyor.

Türkiye’nin en çok ziyaret edilen sitelerinden biri olan Uludağ Sözlük’ün kurucusu İsmail Alpen, yoğun olarak siyasi tartışmaların yaşandığı bir platform olarak tanımladığı Uludağ Sözlük’te 3 milyon konu başlığıyla ilgili 22 milyon yazı (entry) yer aldığı bilgisini verdi. Uludağ Sözlük’ün Twitter’da 140 bin takipçisi bulunuyor.

Kendi jargonunu ve Caps kültürünü oluşturdu

Türkiye’de yeni nesil arasında hızla benimsenen yeni bir jargon oluşturduğunu söyleyen İnci Sözlük kurucusu Serkan İnci, “İnci Sözlük olarak pek çok sosyal projeler de hayata geçirdik. Ülkemizin internet kültürüne pek çok şey kazandırdık. Fotoğraf altına kırmızı şerit çekilerek içeriğe uygun mizahi sözler yazılması prensibine dayanan Caps’ın mucidi de İncicaps oldu. İnternet fenomeni Caps’in tescil sahibi olan İncicaps, Türkiye’de internet mizahının merkezi konumunda. Facebook ve Twitter gibi sosyal ağlarda paylaşılan içeriklerin önemli bir bölümünü İnci Sözlük yazarları üretiyor.” dedi.

Türkiye’nin ilk viral haber sitesi Haberself, aylık 30 milyon sayfa görüntülenmesi ve günlük 250 bin tekil ziyaretçisiyle Türkiye’nin en popüler ikinci viral haber sitesi konumunda.

İnci Sözlük, mizaha farklı boyut kazandırdı

Caps kültürünün atası İnci Sözlük, Türkiye’nin en popüler gençlik platformları arasında bulunuyor. İnci Sözlük’ün Twitter’da 510 bin, Facebook’ta 1,8 milyon takipçisi bulunuyor.

Komik imaj çalışması Caps’ler halen İncicaps.com sitesinde üretiliyor ve internet ortamına yayılıyor. Hedef kitlesi gençler olduğu için markalar tarafından da yoğun olarak kullanılan İncicaps’in sosyal medyadaki sayfaları, en büyük sayfalar arasında yer alıyor. İncicaps’in Instagram’da 1,3 milyon, Facebook’ta 1,9 milyon, Twitter’da ise 2,7 milyon takipçisi bulunuyor.

Sosyal medya ortamlarında paylaşılmak üzere hazırlanan ve hedef kitleye ulaşmada etkili bir yol olan viral haberde öncü site haberself.com, aylık 6 milyon ziyaretçi alıyor.

Sosyal medya paylaşımları iş sözleşmesi feshine sebep olabilir mi?

Teknolojinin iş yaşamına entegrasyonuyla birlikte işverenler, çalışanlarını sosyal medyadan araştırıp değerlendirirken, cep telefonları sayesinde ulaşılabilirlik arttı ve çalışma saati kavramı neredeyse günün tamamına yayıldı. BİLGİ’de bir araya gelen iş ve sosyal güvenlik alanı uzmanı akademisyenler, işverenin işçi bulma ve sonrası süreçlerdeki sosyal medya takibini, işçinin ulaşılamama hakkını ve yeni teknolojilerle değişen işçi tanımını ele aldı

Teknolojik gelişmeler hayatın her alanında olduğu gibi iş yaşamında ve şirketlerin stratejilerinde de köklü değişikliklere yol açtı. İşveren ve çalışanlar arasındaki ilişkiler de yaşanan bu değişimle şekillenmeye devam ediyor. İstanbul Bilgi Üniversitesi Karşılaştırmalı İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku Uygulama ve Araştırma Merkezi, bu yıl dördüncü kez düzenlediği “İş Hukukunda Yeni Yaklaşımlar Sempozyumu” ile bu değişimi gözler önüne serdi. Etkinliğin açılış konuşmasını İstanbul Bilgi Üniversitesi Vekil Rektörü Prof. Dr. Kübra Doğan Yenisey yaptı.

İşçi bulma ve seçme süreçlerinde sosyal medya etkisi

Sempozyumda söz alan İstanbul Teknik Üniversitesi İşletme Fakültesi Dr. Öğr. Üyesi Gizem Sarıbay Öztürk, iş başvurusu yapan adayların artık sosyal medya hesapları üzerinden araştırıldıklarına dikkat çekti. Sosyal medya hesaplarının işe alındıktan sonra da takip edildiğinin altını çizen Dr. Öztürk paylaşımların istenerek yapıldığını ve buna elektronik teşhircilik de denildiğini belirtti. Öztürk; “Amerika’da yapılan araştırmalara göre çalışanlar LinkedIn hesaplarında daha ihtiyatlı davranıyorlar. Türkiye’de de durum farklı değil. Tüm bu bireysel davranışlar işverenler tarafından takip ediliyor” dedi. Farklı ülkelerde sosyal medya paylaşımları nedeniyle işine son verilen kişilerin davalarından örnekleri katılımcılarla paylaşan Öztürk aynı şekilde iş için değerlendirme sürecindeyken, atılan bir tweet yüzünden geri çekilen iş tekliflerinin de mevcut olduğunu söyledi. Dr. Öztürk, “Çalışanlar kendilerini zor durumda bırakacak paylaşımlardan kaçınmalı ama ifade özgürlüklerini de gözetmeli. İşveren kontrolü ise özel hayatın ihlaline girmemeli. Ne yazık ki karşılaştırmalı hukuka baktığımız zaman kişisel verilerin korunması kanununda işçiye yönelik özel hükümler, iş kanununda da ifade özgürlüğüne yönelik maddeler yok. Konu kaygan bir zeminde” dedi.

Teknoloji kişilik haklarını sınıyor

Her şeyin çok hızlı geliştiği iş yaşamında çalışanlarda aranan en büyük özelliklerden biri ulaşılabilirlik. Esnek çalışma saatleri yüzünden iş ve özel hayat dengesini kurmada zorlanan çalışanlar, akıllı telefonlar aracılığıyla 7/24 ulaşılabilir hale geldi. Manisa Celal Bayar Üniversitesi Dr. Öğr. Üyesi Sevil Doğan, mevcut durumun özel yaşama müdahale noktasına vardığını belirtti. Dr. Öğr. Üyesi Doğan; “Türkiye’de çalışanların yüzde 33’ü uzun sürelerde (haftalık 48 saat ve üstü) çalışıyor. Bu konuda OECD ülkeleri arasında son sıradayız. Buna bir de izinlerde, tatillerde ve iş aralarında ulaşılma da eklenince iş ve dinlenme arasındaki sınır bulanıklaşıyor” dedi. İşçinin ulaşılamama hakkına ilişkin ülkelerdeki yasal düzenlemeleri ele alan Doğan; “İlk kez Fransa’da işçinin ulaşılamama hakkı pozitif biçimde düzenlenmiştir. İtalya’da da benzer bir durum söz konusudur. Almanya’da ise yasal bir düzenleme olmamasına rağmen şirket politikalarıyla bir koruma mekanizması geliştirilmiş durumda. Volkswagen, IBM gibi global ölçekteki bazı markalar iş saatleri dışında serverlarını kapatarak önlem alıyorlar. Türk hukuku bakımından baktığımızda da işçinin dinlenme süreleri içinde ulaşılamama hakkının olduğunu söylemek mümkün ancak işlerliği maalesef tartışılır durumda. Çalışma sürelerine ilişkin düzenlemelerde reformlara ihtiyaç var” dedi.

Yeni çalışma düzeni ve işçi tanımı

Sempozyumda söz alan isimlerden Dokuz Eylül Üniversitesi Hukuk Fakültesi Dr. Öğr. Üyesi İlke Gürsel, şirketlerde yaşanan fesihlerin geçerli olabilmesi için hukuksal bir karşılığı olması gerektiğini belirterek, “İşletmelerin karar alma özgürlüğünü de göz önüne alacak şekilde denetimler yapılmalı” dedi.

Galatasaray Üniversitesi Hukuk Fakültesi Dr. Öğr. Üyesi Sedef Koç Tangün ise gelecekte robotların da devreye girmesiyle daha da farklı bir çalışma ağının oluşacağına dikkat çekerek, “İngiltere’de yapılan araştırmaya göre düzenli olarak evden çalışanların sayısı 2005’de 1 milyon 280 bin kişiyken 2015’te 1 milyon 521 bin kişiye çıktı. Geleneksel modelden farklı bir iş görme edimi oluşuyor. Elbette bütün koşullarda iş ve sosyal güvenlik hukuku var olmaya devam edecek” dedi. Galatasaray Üniversitesi Hukuk Fakültesi Ar. Gör. Hazal Tolu da Airbnb, Letgo, Armut, Getir, Scotty gibi mobil uygulamaların iş kavramını farklılaştırdığını belirttiği konuşmasında, “İşçilerin yerini makineler almasa bile işçi kavramı değişti ve bu konuda hukuksal düzenlemelerin yapılması olmazsa olmaz bir hal aldı” ifadelerini kullandı.

Sempozyumda İstanbul Bilgi Üniversitesi Vekil Rektörü Prof. Dr. Kübra Doğan Yenisey, İstanbul Teknik Üniversitesi Hukuk Fakültesi Prof. Dr. Gülsevil Alpagut, Galatasaray Üniversitesi Hukuk Fakültesi’nden Prof. Dr. Murat Engin ve İstanbul Teknik Üniversitesi İşletme Fakültesi’nden Prof. Dr. Mahmut Kabakcı da oturum başkanı olarak yer aldı.

Facebook, TOBB ve Habitat İş Birliğinde Türkiye’deki İlk Topluluk Merkezi “Facebook İstasyonu”u Açıyor

Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği, Facebook ve Habitat Derneği ülke ekonomisini ve toplulukları güçlendirmek adına Türkiye’deki ilk topluluk merkezi “Facebook İstasyon”u resmi olarak faaliyete geçirdiklerini duyurdular.

Eylül 12, 2019, İSTANBUL – Facebook, bugün Türkiye’deki ilk topluluk merkezi “Facebook İstasyon”u resmi olarak açtı. Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği (TOBB) ve Habitat Derneği (Habitat) iş birliğiyle hayata geçirilen Facebook İstasyon, Facebook’un Türkiye’deki en büyük yatırımlarından biri olarak görülüyor.

Facebook İstasyon, Türkiye’deki insanları, toplulukları ve işletmeleri bir araya getirerek onların büyümek için ihtiyaç duydukları becerilere, kaynaklara ve bilgilere erişmelerine yardımcı olmayı amaçlıyor. Facebook İstasyon, Türkiye toplumunun ve ekonomisinin dijitalleşmesine odaklanan bir dizi farklı eğitime, programa ve atölye çalışmasına ev sahipliği yapacak. Farklı sosyal grupların ve toplulukların bir araya gelerek fikir paylaşımında bulunabilecekleri ve çalışabilecekleri fiziksel bir alan olmayı hedefleyen Facebook İstasyon, aynı zamanda ülkedeki işletmelere küresel pazarlara ulaşmaları ve iş arayışında olan bireylere iş bulmaları için de destek olacak.

Açılış seremonisine TOBB Başkanı Rifat Hisarcıklıoğlu’nun da katıldığı Facebook İstasyon açılış etkinliği, farklı toplulukları, küçük ve orta büyüklükte işletmeleri ve önemli paydaşları bir araya getirdi.

Facebook Türkiye Kamu Politikaları Departman Başkanı Çağatay Pekyörür ve Facebook Türkiye Ülke Direktörü Derya Matraş‘ın açılış konuşmalarıyla başlayan etkinlik, Facebook Orta Doğu, Afrika ve Türkiye Bölge Başkanı Ari Keşişoğlu’nun moderasyonunu yaptığı bir panelle devam etti.

“KOBİ’lerimizi dijital dünyada öne çıkararak Türkiye ekonomisinin küresel ekonomik entegrasyonunu artıracak, kişi başı gelir seviyesinin artışına katkı sunacağız.”

Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği Başkanı M. Rifat Hisarcıklıoğlu yaptığı açılış konuşmasında girişimci olmanın ve girişimcilerin işlerini büyütmelerinin eskiye kıyasla çok daha kolay olduğunun altını çizdi.

“Dijital araçları doğru kullanan şirketler, dünyanın dört bir yanındaki potansiyel müşterilere bir tık uzakta. Facebook ve Habitat işbirliğinde açtığımız bu merkezde KOBİ’lere ve girişimci olmak isteyen herkese hizmet vereceğiz. KOBİ’lere dünyanın en büyük teknoloji şirketlerinden biri olan Facebook’un geliştirdiği araçları nasıl doğru kullanabileceklerini öğreterek büyümelerine destek olacağız. Facebook İstasyon sadece İstanbul’daki şirketleri ya da bireyleri hedeflemeyecek. TOBB Kadın ve Genç Girişimci Kurullarımızın liderliğinde İstanbul’da geliştireceğimiz programlar Anadolu’daki KOBİ’lere ve insanlara da ulaşacak. Facebook İstasyon’un Anadolu şehirlerindeki uydu merkezlerine Odalarımız ev sahipliği yapacak. Bugün burada sadece bir mekan açmıyoruz. Bugün tüm Türkiye’deki KOBİ’lerin 21’nci Yüzyıl yetkinliklerini geliştirmelerini sağlayacak içerikler üreteceğimiz ve KOBİ’lere sunacağımız bir süreci başlatıyoruz.”

“İnsanların, toplulukların ve KOBİ‘lerin teknolojiyi kullanarak başarılı olmalarına daha çok yardımcı olacağız”

Facebook Türkiye Ülke Direktörü Derya Matraş, Facebook’un insanların, toplulukların ve KOBİ‘lerin teknolojiyi kullanarak başarılı olmaları için daha çok şey yapmak istediğini dile getirdi.

“Geçtiğimiz sene, Türkiye ekonomisine daha fazla yatırımda bulunmak için İstanbul’da bir topluluk merkezi açacağımızın sözünü vermiştik. Türkiye’deki insanların, toplulukların ve KOBİ’lerin dijital becerilere erişerek başarılı olmaları için daha çok şey yapmak istiyoruz. Umuyoruz ki, Facebook İstasyon bu hedefimizi gerçekleştirebileceğimiz bir yer olacak.

Facebook çok uzun zamandır Türkiye ekonomisine katkıda bulunmak için çalışıyor. Şimdiye kadar, başarılı da olduk. Deloitte Türkiye’nin raporu bize platformlarımız aracılığıyla ülkede 209 bin ek istihdam yarattığımızı ve Türkiye ekonomisine 15,3 milyar TL katkıda bulunduğumuzu gösterdi.

Bu sayıların artmasını istiyoruz. Facebook İstasyon’da gerçekleşecek bir dizi farklı eğitim programıyla, Türkiye’deki KOBİ‘lerin işletmelerini büyüterek uluslararası pazarlara ulaşmalarına yardımcı olmaya devam edeceğiz. Böylece büyüyecek, daha fazla insan işe alabilecek ve topluluklarını güçlendirebilecekler.“

“Türkiye’nin dört bir yanından 35,000 kişiye eğitim vereceğiz”

Facebook Türkiye Kamu Politikaları Departman Başkanı Çağatay Pekyörür de, Facebook İstasyon’un Türkiye’deki topluluklara katacağı değerin altını çizdi. “Facebook’taki 45 milyon kişilik topluluğuyla, Türkiye bizim için her zaman bir öncelik oldu. Bu topluluk merkezi ile toplulukları, ortakları, politika yapıcıları, yöneticileri, kuruluşları, akademisyenleri ve insanları bir araya getirerek diyalog kurmalarına ve birbirlerinin network’lerine değer katmalarına yardımcı olacağız.

Girişimlerimiz sadece İstanbul ile sınırlı kalmayacak. TOBB ve Habitat iş birliğiyle, Türkiye’nin sekiz farklı ilinde daha bölgesel topluluk merkezleri açacağız. Gaziantep, Denizli, Samsun, Antalya, Diyarbakır, İzmir, Ankara ve Kayseri’deki bu topluluk merkezlerinde işletmelerin çevrimiçi alanda büyümelerine, dijital varlığın çevrimiçi alanda güvenli yönetimine ve çevrimiçi içeriğin bilinçli kullanımına odaklanan eğitim programları ve atölye çalışmaları düzenleyeceğiz.

Bu çalışmalarla hem Türkiye’de gelişmekte olan startup ekosistemine katkıda bulunmayı, hem de KOBİ’lerimize ihtiyaç duydukları dijital becerileri sunmayı hedefliyoruz.”

Habitat’ın ilerleyen dönemlerde de Facebook ile iş birliği kapsamında girişimciliği ve Türkiye’nin dijital dönüşümünü destekleyeceğini dile getiren Habitat Başkanı Sezai Hazır ise, sözlerine şöyle devam etti:

“Facebook ve TOBB ile geçmişten beri süregelen yakın ilişkilerimizin, projenin tüm taraflar için bu denli kolay ilerlemesine büyük katkı yaptığını kanısındayım. Bu son iş birliğimiz kapsamında da Habitat Derneği olarak, hem Facebook İstasyon’un aktif şekilde yaşatılmasında rol alacak, hem de hem de yakın zamanda başlayacak olan Sınırları Aşan KOBİ’ler Programı’nın ve program bünyesinde gerçekleşecek olan etkinlerin de yürütücülüğünü üstleneceğiz.

Aynı zamanda Ankara, Denizli, Mersin, Kayseri, Gaziantep ve Samsun’da da açılacak olan bölgesel topluluk merkezlerinin de takibinde ve yürütücülüğünde aktif rol alacağız.”

Facebook ilerleyen dönemde Facebook İstasyon aracılığıyla çalışmalarına devam ederek Türkiye’deki dijital, sosyal ve ekonomik ekosistem üzerindeki olumlu etkilerini artımayı hedefliyor.

Facebook, Küresel “Facebook İle Öne Çıkın” Programını Türkiye’de Başlatıyor

Facebook, iş arayışında olan bireylere ve daha fazla insan işe almak isteyen KOBİ‘lere yardımcı olmayı hedefleyen küresel “Facebook ile Öne Çıkın” programının Türkiye ayağını hayata geçirdi

Eylül 11, 2019, İSTANBUL – İstanbul’da gerçekleştirilen bir etkinlikle, Facebook küresel “Facebook ile Öne Çıkın” programının Türkiye ayağını hayata geçirdi. Dünyanın dört bir yanında 20’den fazla ülkede faaliyette olan program, küçük işletmelerin büyümelerine ve insanların yeni ekonomide rekabet edebilmek için ihtiyaç duydukları dijital becerileri edinmelerine yardımcı olmayı hedefliyor.

İşletmecilere ve iş arayan bireylere ilk adımı atmaları, büyümeleri ve yeni iş bulmaları için ihtiyaç duydukları dijital becerileri sunmak için tasarlanmış bir dizi eğitim aracılığıyla, Facebook Türkiye ekonomisine ve ülkedeki topluluğuna katkıda bulunacak. Bu hedefle, şirket yerel kuruluşlarla iş birliği yapacak ve sunumlar, eğitim oturumları ve atölye çalışmaları düzenleyecek.

“Facebook ile Öne Çıkın“ programının lansman etkinliği, UNIQ İstanbul’da gerçekleştirildi. Aralarında KOBİ‘lerin, iş arayışında olan bireylerin, işletmecilerin, startup’ların, geliştiricilerin ve kar amacı gütmeyen kuruluşların da bulunduğu çok sayıda katılımcıyı ağırlayan etkinlik, ”KOBİ’lere ve iş arayışında olan bireylere“ yönelik bir sabah oturumuyla başladı. Facebook Türkiye Ülke Direktörü Derya Matraş’ın açılış konuşmasını TOBB Sektörler ve Girişimcilik Daire Başkanı Ozan Acar ve Facebook Türkiye Kamu Politikaları Departmanı Başkanı Çağatay Pekyörür’ün konuşmaları izledi. Programın devamında, bir KOBİ paneli ve atölye çalışmaları yer aldı.

“‘Facebook ile Öne Çıkın’ programıyla 20,000 kişiye eğitim vermek istiyoruz”

Etkinlikte konuşan Facebook Türkiye Ülke Direktörü Derya Matraş, Türkiye’nin Facebook için olan öneminin altını çizerek Türkiye ekonomisine ve topluluklarına yatırım yapmaya devam edeceklerini dile getirdi.

“Facebook olarak, Türkiye’deki yerel işletmelerin büyümelerine ve insanların yeni iş bulabilmeleri için dijital beceriler edinmelerine yardımcı olmak istiyoruz. Bu amaçla daha fazla insana, teknolojiye ve programa yatırım yapmak için oldukça sıkı bir şekilde çalışıyoruz. Şimdiye kadar, başarılı da olduk. Geçtiğimiz sene Deloitte Türkiye’nin raporunda gördük ki, Türkiye’de işletmelerin Facebook platformları aracılığıyla oluşturduğu katkı sonucu 209 bin istihdam sağlandı. Yine işletmelerin %91’i, Facebook platformlarına katıldıktan sonra yaşadıkları talep artışıyla birlikte daha fazla sayıda çalışanı işe alabildiklerini söylüyor.

Biz bu oranların artmasını istiyoruz. Bunu yapabilmemizin yolu da, Türkiye’deki insanlara ve KOBİ‘lere Facebook ürünleri ve uygulamaları ailesini en etkili şekilde nasıl kullanabileceklerini öğretmekten geçiyor. ’Facebook ile Öne Çıkın’ programıyla, Türkiye’deki insanların, toplulukların ve KOBİ‘lerin teknolojiyi kullanarak başarılı olmalarına yardımcı olacağız. Hedefimiz, bu program kapsamında 20,000 kişiye eğitim vermek.”

Etkinliğin öğleden sonraki oturumu, Facebook’un dünyanın dört bir yanındaki işletmeleri kutlayan ve onları küresel topluluklarla bir araya getiren “Made by Loved by” kampanyasına odaklandı. Facebook Orta Doğu, Afrika ve Türkiye Bölge Başkanı Ari Keşişoğlu’nun konuşmasıyla başlayan ikinci oturum,bir KOBİ paneli ve atölye çalışmalarıyla devam etti.

Kendi adını taşıyan bir ayakkabı markası sahibi olan Faruk Sağın, ilk adımı atarken hedefinin bir Türk markası olarak dünya çapında bilinir olmak olduğunu dile getirdi. “Facebook ile tanıştıktan sonra, ‘Faruk Sağın’ olarak sahip olduğumuz ihracatımızın yüzde 80’den fazla bir kısmını Facebook, Instagram ve sosyal medya üzerinden elde ettiğimizi gördük. Eskiden fiziki olarak mağazalarımız vardı. Şimdi Facebook sayesinde ülkelerimiz var.”

Lansman etkinliğinin ilk gününde, katılımcılar bir dizi farklı stand ve uygulamalarla etkileşimde bulunarak yeni bilgiler edinme ve Facebook’un KOBİ ortaklarıyla konuşma fırsatını yakaladılar.

“Facebook ile Öne Çıkın” programının ikinci günü, 13 Eylül’de Facebook’un Türkiye’deki yeni topluluk merkezi Facebook İstasyon’da gerçekleşecek.

Facebook’un Türkiye’deki KOBİ‘lerin dünyaya açılmalarını destekleyen yatırımların sonuncusu olan “Made by Turkey, Loved by the World” kampanyasının lansmanı ise Eylül ayın içerisinde yapılacak. Bu eğitim ve bilgilendirme kampanyası kapsamında Türkiye’den farklı sektörlerden başarı örnekleri paylaşılacak.

Türkiye-İzlanda Polemiği Sosyal Medyaya Nasıl Yansıdı?

Adbaint, The Brand Age Dergisi ile birlikte hazırladığı raporda geçtiğimiz günlerde yaşanan İzlanda polemiği hakkındaki sosyal medya konuşmalarını analiz etti.

A Milli Futbol Takımımız Euro2020 Avrupa Şampiyonası elemelerinde yapacağı maç için İzlanda’ya gitti. Kafile havalimanında 3 saati aşkın bekletilirken, milli futbolcumuz Emre Belözoğlu’na basın açıklaması esnasında çirkin bir saldırı yapıldı.

Sosyal CRM ve sosyal veri analizi şirketi Adbaint, The Brand Age Dergisi ile birlikte skandalın gündeme düştüğü 9 – 10 Haziran 2019 aralığını baz alarak hazırladığı raporda sosyal medya kullanıcılarının olayla ilgili paylaşımlarını ve konuşmalarını analiz etti.

Söz konusu milli değerlerimiz olunca sessiz kalamıyor, tek yürek oluyoruz. Saatlerce çeşitli aksaklıklar nedeniyle havaalanında bekletilen milli takımımıza yapılan saygısızlığa, kaptanlarımızdan Emre Belözoğlu’na gazetecilerle konuştuğu esnada bir genç tarafından uzatılan fırça da eklenince olay sosyal medyanın gündemine oturdu. Türk sosyal medya kullanıcıları hem İzlanda’ya hem de başta İzlandalı olduğu düşünülen genç ile ilgili tepkilerini ve mizahi paylaşımlarını dile getirdi.

Twitter, Facebook, Instagram, haber siteleri, forumlar, bloglar gibi tüm mecraların dahil edildiği raporda toplam 77.799 adet paylaşım yapıldığı görülüyor. Bu paylaşımlardan 72 bin adeti Türkçe dilindeyken, diğer tüm diller 5 bin’lik hacme sahiptir.

Tüm paylaşımlarda yaşanan çirkin olay ile ilgili %92 oranında negatif içerikli paylaşım yapılırken, %7’lik pozitif paylaşımların ise kullanıcıların paylaştıkları mizahi içerikli tweetlerin etkisi ile oluştuğu görülüyor.

9 Haziran – 10 Haziran aralığında;
Olayla ilgili toplam konuşulma: 77.799
Pozitif bahsedilme: %7,7

Negatif bahsedilme: %92,3

Fırça gündeme oturdu!

Yapılan tüm paylaşımlarda tuvalet fırçası ile ilgili olan paylaşımların %37’lik dilimi oluşturduğu görülüyor. Söz konusu milli takım oyuncumuz ve ülkemize yapılan bir saygısızlık olunca sosyal medya kullanıcıları fırça ve fırçayı uzatan ile kalmıyor, İzlanda devlet başkanından kulüp oyuncularına, siyasi isimlerden İzlandalı vatandaşlara çok sayıda kişiye Twitter üzerinden yazılı tepkilerini dile getirdi.

Tüm paylaşımlar: 77.799

Fırça paylaşımları: 46.943

Türkiye’den Amerika’ya, Almanya’dan İngiltere’ye tepkiler dinmedi

Paylaşım yapan kullanıcıları incelediğimizde, konuşmaların %80 oranında erkek kullanıcılar tarafından yapıldığını, kadın kullanıcıların da konu hakkında %20 oranında paylaşım yaptığını görüyoruz. Ülkemizin ardından en çok paylaşım Amerika’dan yapılırken, iller bazında İstanbul ve Ankara ilk sıralarda yer alıyor.

Cinsiyet dağılımı

Erkek: %80

Kadın: %20

En çok paylaşım yapan ülkeler

Türkiye: 40.734

Amerika: 1.338

Almanya: 865

Fransa: 645

İngiltere: 616

Hollanda: 299

Pakistan: 114

En çok paylaşım yapılan iller

İstanbul: 17.581

Ankara: 2.376

İzmir: 1.943

Bursa: 923

Adana: 767

İzmit: 610

Antalya: 565

İğrenme duygusu ön planda

Paylaşımların duygu dağılımı incelendiğinde ise iğrenme hissi %72 ile ilk sırada yer alıyor. Tuvalet fırçası olayının oranın artışında etkisinin büyük olduğu görülüyor. İkinci sırada hüzün duygusu yer alırken, mizahi paylaşımlar nedeniyle sevinç %7’lik oranla üçüncü sırada yer alıyor.

Paylaşımların duygu dağılımı
İğrenme: %72.3

Hüzün: %9.1

Sevinç: %7.1

Öfke: %6.7

Korku: %2.9

Şaşkın: %1.8

En çok kullanılan kelimeler

En çok kullanılan kelimelerde saygısızlık, skandal, tuvalet fırçası, 6.5 saat, havaalanı gibi kelimelerin yanında Emre Belözoğlu başta olmak üzere, Milli Takım, Burak Yılmaz, Şenol Güneş isimleri ön plana çıkıyor.

En çok bahsedilen hesaplar

Sosyal medya kullanıcılarının hem kişisel tepkilerini göstermek hem de resmi bir tepki verilmesi için İzlandalı milli takım, İzlandalı siyasi isimler, TFF ve UEFA gibi hesaplarla etkileşime geçtiği görülüyor.

@footballiceland:1.400+

@TFF_Org: 550+

@UEFA: +540

@MilliTakımlar:480+

@futbolarena:450+


@katrinjak: 
410+


@FIFAcom: 
390+

@MFAIceland:380+


@MevlutCavusoglu: 
370+


@PresidentISL: 
330+


@Gazzetta_it:
310+


@SPORTBILD: 
310+

En çok kullanılan hashtag’ler

#TurksAreComingForIceland 9.700 adet paylaşımla en çok kullanılan etiket oluyor. #İzlanda ve #Iceland etiketleri 6.500 adet ile iki ve üçüncü sırada yer alırken, Fransa galibiyeti ile ilgili paylaşımlar ise #FransayıÜzdükÇünkü etiketi ile tabloda yer buluyor.

#TurksAreComingForIceland: 9700+

#İzlanda: 5500+

#Yavşakİzlanda: 1400+

#FransayıÜzdükÇünkü: 1000+

#Iceland: 1000+

#EmreBelözoğlu: 400+

#MilliTakım: 390+

En çok etkileşim alan paylaşımlar

Kullanıcıların olay hakkında en çok etkileşim aldığı paylaşımlara bakıldığında, en çok etkileşime sahip içeriklerin siyasi isimlerin, spor yorumcularının ve gazetecilerin hesaplarına ait içerikler olduğu görülüyor.

Olay hakkındaen çok etkileşim alan tweetler şu şekilde:
@ikalin: ‘Milli takımımıza İzlanda’da yapılan saygısızlık kabul edilemez ve gereği yapılacaktır. Girişim başlatılmıştır. Devletimiz ve milletimiz milli takımın yanındadır. En güzel cevabı milli takımımız sahada verecektir.” (10 Haziran 2019)


@guntekin_resmi:”Yıllardır temas halinde olduğu bir spor kafilesini ülke girişinde 3 saat bekletmek terbiyesizlik ve aymazlıktır. Sorsanız İzlanda, dünyanın en medeni ülkelerinden biri! Bu skandala UEFA ceza vermelidir.” (9 Haziran 2019)


@themargilane:”Fransa’yı yendik, sesi İzlanda’dan geldi… İzlanda’ya giden milli takımımız 3 saattir sebepsiz yere havaalanında bekletiliyor, malzemeler didik aranıyormuş. Misliyle karşılık verilmeli… Burak Yılmaz: 6.5 saat yolculuk yaptık, 3 saattir bekliyoruz bizi İzlanda’ya almadılar” (9 Haziran 2019)

@nevsinmengu:”İzlanda’da Emre Belözoğlu’na tuvalet fırçası uzatan herif salağın teki eyvallah. Yalnız İzlanda’yı kınarken atlamamamız gereken bir detay var. Milli takımın bekletilme sebebi, uçuşun onaylanmamış bir havaalanı olan Konya’dan yapılması.” (10 Haziran 2019)

@dbdevletbahceli:”Hele hele mikrofon yerine fırça uzatan ahlaksızların futbolcularımızı taciz ve tahrik etmesi, sabırları zorlaması, iyi niyet kurallarını ihlal etmesi ayıptır, provakatörlüktür. İzlanda’yı kınıyorum, bu ülkeye verilen notayı da çok yerinde ve isabetli değerlendiriyorum.” (10 Haziran 2019)

@tunckuyucu:”2 gün önce Fransızların önünde bütün stad milli marşı yuhaladık. Fransa’da meydanda analarına küfrettik ama dün bir kişi fırça uzattı diye İzlanda’ya savaş açmaya çalışıyoruz. Ne kadar terbiyesiz ve saygısız olduklarını bağırıyoruz. Bu dersi verecek en son ülke biziz.” (10 Haziran 2019)

Editöre Not:

-Analizlerde yer alan ”nötr” oranlar, olumlu-olumsuz bir yargı belirtmeyen yorum, haber ve PR içeriklerdir.

-Analiz kapsamında 9 Haziran 2019 – 10 Haziran 2019 aralığındaki dönem baz alınmıştır.

​Facebook, “Facebook Sivil Toplum Programı”nı Türkiye’de Başlatıyor

Facebook, Türkiye’deki STK’ları daha iyi destekleyebilmek ve sosyal bağışın öneminin altını çizebilmek adına Facebook Sivil Toplum Programı’nı faaliyete geçirdiğini duyurdu.


Facebook, İstanbul’da gerçekleştirdiği bir etkinlikle Sivil Toplum Programı’nı Türkiye’de hayata geçirdiğini duyurdu. Facebook, bu yeni programla Türkiye’deki STK’ların dijital okuryazarlık becerilerini geliştirmelerine yardımcı olmayı ve yarattıkları topluluklara değer ve anlam katma misyonlarına ulaşmalarında destek olmayı hedefliyor. Platform, ayrıca program kapsamında STK’lara daha çok kaynak sunarak sosyal medya kampanyalarına da destek olacak.

Facebook, Türkiye’deki bağış sayısını ve sivil toplum alanındaki farkındalığı artırmak adına, 2017 yılında Sosyal Bağış Hareketi adını verdiği bir programı hayata geçirmişti. Yakın zamanda yapısı ve işleyişinde değişiklikler yapılan Sosyal Bağış Hareketi, Facebook Sivil Toplum Programı olarak yeniden faaliyete geçecek. Bu yeni program, iki ana başlıktan oluşacak: Sivil Toplum Programı kapsamında, Facebook Kadir Has Üniversitesi işbirliğiyle her üç ayda bir dijital okuryazarlık eğitimleri düzenleyecek. Sosyal medya ve iletişim odaklı olacak eğitimlere, tüm STK üyeleri katılım gösterebilecek. Programın ikinci başlığında ise, program dahilindeki STK’lara workshoplar ve kampanyalar da dahil olmak üzere her ay ajans desteği verilecek. 

Önümüzdeki dönemde Facebook, TOBB ve Habitat işbirliğiyle açmayı planladığı topluluk merkezi kapsamında gerçekleştirdiği bu program da dahil olmak üzere hayata geçireceği bir dizi girişimle Türkiye’deki yatırımlarını genişleterek yerel toplulukları desteklemeye devam edecek. 

“Türkiye’deki STK’ları desteklemek için daha iyi yollar bulmak istiyoruz”

Program hakkında konuşan Facebook Türkiye Kamu Politikaları Müdürü Çağatay Pekyörür, şunları dile getirdi:

“Facebook olarak misyonumuz, insanlara topluluk oluşturma gücü vermek ve dünyayı birbirine daha yakın bir yer haline getirmek. Sosyal Bağış Hareketi’ni 2017 yılında Facebook topluluğu içerisinde sosyal amaçlar için bağış toplama konusunda farkındalık yaratma amacıyla başlattık. Yakın zamanda, STK’ları desteklemek için daha iyi yollar bulmak ve önümüzdeki dönemde Türkiye’de sosyal bağışın öneminin altını çizmek adına bu programı yeniden yapılandırdık.

Şu anda Türkiye’de Facebook kullanan insanların yüzde 32’si sosyal bir amaca hizmet eden aktivitelere katılırken, yüzde 11’i ise Facebook’ta gördüğü bir içeriğin ardından bağış yapmaya karar veriyor. Gelecek dönemde, bu oranı ve Facebook Sivil Toplum Programı bünyesindeki STK’ların sayısını artırmayı hedefliyoruz. ”

Türkiye’de Instagram, Facebook’u Geçti

Araştırmaya göre, Türkiye’de sosyal medya platformları arasında ençok Youtube kulanılıyor.

Instagram ile Whatsapp, iki ve üçüncü sırayı paylaşırken, geçen yıl 1 milyon kullanıcı kaybeden Facebook dördüncü sıraya geriledi.

Türkiye’de sosyal medya platformlarınınkullanma sıklığına yönelik araştırmada, Instagram’ın Facebook’u geçtiğibelirlendi.

İngiltere merkezli global sosyal medyaajansı We Are Social ve Hootsuite’nin “Dijital Türkiye 2019” araştırmasınagöre, Türkiye’de en çok kullanılan sosyal medya platformu yüzde 92’lik oranlaYoutube.

Her 100 internet kullanıcısından 84’ününtercihi olan Instagram ikinci, Whatsapp da yüzde 83’lük oranla üçüncü sıradayer alıyor.

Geçen yıl 1 milyon kullanıcı kaybedenFacebook ise yüzde 82 ile dördüncü sıraya geriledi.

İlk 10 sırada yer alan diğer sosyal medyaplatformları ise şu şekilde sıralanıyor:

Twitter (yüzde 58), Facebook Messenger(yüzde 57), Skype (yüzde 31), Snapchat (yüzde 31), Linkedin (yüzde 30),Pinterest (yüzde 28).

Geçen yılki araştırmada ilk 10 sıralamasıYoutube, Facebook, Whatshapp, Instagram, Facebook Messenger, Twitter, Google+,Skype, Snapchat ve Linkedin şeklindeydi.

500’ü aşkın sanal mağazadan alışverişyapanlara nakit para ödeyen Avantajix.com’un kurucu ortağı Güçlü Kayral, Facebook’ungüç kaybetse de 43 milyon abonesiyle hala Türkiye’deki en büyük sosyal medyaplatformu olduğunu anımsattı.

Instagram’a olan ilginin ise Facebook’agöre daha sade bir arayüz olması; görselliğin öne çıkması ve cep telefonlarındandaha rahat kullanılması nedeniyle arttığını söyleyen Kayral, sonuçta ikiplatformun da Facebook’a ait olması nedeniyle bu farklılıkların bir şirketstratejisi olarak göründüğünün de altını çizdi.

Dijital Türkiye 2019 araştırmasına göre,Türkiye’de 52 milyon kişinin her gün 2 saat 46 dakikalarını sosyal medyaplatformlarında geçirdiklerini anlatan Kayral, şunları söyledi:

“Sosyal medyaya ilgi bu kadar yüksekolunca, bu insanlar, e-ticaret sektörünün öncelikli hedef kitlesi haline geldi.Aynı araştırmaya göre, Türkiye’de 39 milyon kişi e-ticaret müşterisi. Yani halagünün 2 saat 46 dakikasını sosyal medyada geçirip e-ticaret müşterisi olmayan13 milyonluk bir kitle var. Dijital vitrinlere bakmakla yetinen 13 milyonu,online alşverişin avantajlarını anlatarak sosyal medya aracılığıyla dükkanlaraçekmeyi başarırsak Bilişim Sanayicileri Derneği’ne (TÜBİSAD) göre halen 60milyar lira olan e-ticaret pazar büyüklüğü 100 milyarı rahatlıkla aşar.”

Kayral, zaman ve yer sınırlamasınınolmamasının internetten alışverişin en önemli avantajı olduğunu vurgulayarak, “Ayrıcaçok geniş ürün yelpazesine tek tıkla ulaşılıyor. Sadece Avantajix.com üzerinden10 milyona yakın ürüne ulaşmak, yapılan her alışveriş karşılığında da nakitpara kazanmak mümkün” diye konuştu.